Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4779 E. 2023/8665 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4779
- Karar No
- 2023/8665
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/58 D.İş-58 K. SAYISI : K-2022/266171 Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının ve davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait davalıya sigortalı iş yerinin çıkan yangın nedeniyle yanarak kullanılamaz hale geldiğini, delil tespiti talebiyle iş yerinde oluşan hasarın tespitine yönelik bilirkişi raporu ile zararın belirlendiğini, iş yerinde oluşan tüm zararların poliçe teminatı kapsamında kaldığını, iş yerinde meydana gelen ve poliçe kapsamında olan tüm maddi zararın tazminine karar verilmesi gerektiğini belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 120.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile talebini 768.032,61 TL'ye yükseltmiş, delil tespiti dosyasındaki giderlerin yargılama giderleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin teminat dışında kaldığını, poliçe özel şartlarından olan yangın söndürme önlemlerinin davacı tarafça alınmadığını, ayrıca yangın olayının da şüpheli olduğunu, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat miktarının hesabına yönelik olarak alınan raporun karar vermeye elverişli olduğu, poliçe özel şartlarında belirtilen yangın söndürücülerin uygun yerlerde ve adette bulunduğu ile periyodik bakımlarının yapıldığına dair davacı tarafından bilgi belge sunulmadığından hesaplanan tazminattan %25 oranında muafiyet tenzili uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve 514.280,91 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; yangın söndürme önlemlerine ilişkin poliçe özel şartının davacı tarafça yerine getirildiğini, bu nedenle hesaplanan tazminattan muafiyet indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, enkaz kaldırma ve cam kırılması zararının da hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin eksik hükmedildiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; talebin teminat dışında kaldığını, poliçe özel şartlarında düzenlenen yangın söndürme önlemlerinin davacı tarafça yerine getirilmediğini, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazları yönünden, muafiyet tenzili konusunda ... kararı gerekçesinin dosya içeriği ile uyumlu olup yapılan uygulamada herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde enkaz kaldırma ve cam kırılması talebi bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin yargılama giderine yönelik itirazları dışındaki itirazlarının reddine; davalı vekilinin itirazları yönünden, yangının sebebinin tam olarak tespit edilememiş olmasının sigorta kuruluşunu zararı tazmin borcundan kurtarmayacağı, tazminat hesabına yönelik değerlendirmede isabetsizlik bulunmadığı, yargılama giderlerinde dayanaksız bir kalem bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin vekalet ücreti dışındaki diğer itirazlarının reddine karar verilerek ... kararı yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yapılan itiraz başvuru dilekçesindeki sebeplerle ... kararının hatalı olduğunu; muafiyet indirimine ilişkin gerekçenin olaya uygun olmadığını; enkaz kaldırma ve cam kırılması taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin teminat dışında kaldığını, poliçe özel şartlarına uyulmadığını, gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 ... Türk Ticaret Kanunu'nun 1409, 1449 ve 1452 nci maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları ve özel şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, talebin teminat dışında kaldığının ve yangının şüpheli olduğunun davalı tarafça ispatlanamamış olmasına, karara esas alınan bilirkişi raporuna karşı davalı tarafça itiraz edilmemiş olmasına, yargılama giderlerinde dayanaksız kalem bulunmamasına, vekalet ücretinin 1/5 olarak hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen tüm nedenler ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacının cam kırılması ve enkaz kaldırma zararı talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesinde, yangın nedeniyle iş yerininin tamamen hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, poliçe kapsamındaki teminatlar makine yangın, demirbaş yangın, emtia yangın; ek teminatlar, enkaz kaldırma, cam kırılması, hukuksal yardım gibi iş yeri paket sigortası kapsamında ve tüm teminatlar dahilinde davacı şirketin tüm zararlarını talep ettiklerini belirterek iş yerinde meydana gelen ve poliçe kapsamında olan tüm maddi zararlarının tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile bilirkişi tarafından elektrik, mekanik, inşaat ve tekstil yönünden hesaplama yapıldığını, ayrıca iş yerinin tamamen yanmış olması nedeni ile işyerinin demirbaşları ile yandığını, iş yeri camlarının infilak ettiğini ve iş yerinin kullanılamaz hale geldiğini, yapılan tespit dosyasında da belirtildiği üzere sigortalı yerin enkaz halinde olduğunu, makine, demirbaş, emtia, yangın mali mesuliyet (ayrıca enkaz kaldırma cam kırılması genel şartlar ve iş yeri paket sigorta poliçesi kapsamında teminat altında olduğu gözetilerek) iş yerinin tamamen yanmasından dolayı oluşan tüm zararlarının sigorta kapsamında teminat altına alındığını belirterek zararlarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonunda davacının enkaz kaldırma ve cam kırılması talebi dışındaki diğer taleplerinin kabulüne karar verilmiş, anılan karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davacının dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde cam kırılması ve enkaz kaldırma gideri talebi bulunmadığı gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar verilmiş olup varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinin içeriğinden davacının poliçe teminatı kapsamında kalan tüm zararlarını talep ettiği, iş yerinin camlarının da kırılıp enkaz haline geldiğini belirterek tüm zararlarının tahsilini talep ettiği, bu kapsamda cam kırılması ve enkaz kaldırma zararlarının da tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davacının cam kırılması ve enkaz kaldırma gideri talepleri yönünden konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3.Davacının muafiyet tenzili uygulanmasına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince yangın hasarı nedeniyle davacının talep edebileceği toplam zararının 685.707,87 TL olduğu, ancak poliçedeki muafiyet klozu gereğince yangın söndürücülerin uygun yerlerde ve adette bulunduğu ile bakımlarının yapıldığına ilişkin davacı tarafından herhangi bir bilgi, belge dosyaya sunulmadığından %25 tenzil-i muafiyet uygulanması gerektiği, bu kapsamda %25 oranında (171.426,96 TL) tenzili muafiyet uygulanmış haliyle poliçe kapsamında enflasyon koruması dahil talep edilebilecek nihai toplam zararın 514.280,91 TL olduğu gerekçesi ile bu miktar tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde "yangın söndürücülerin uygun yerlerde ve uygun adette bulunması, periyodik kontrollerin yapılması ve dolum yapan firma tarafından söndürücülerin kullanımı konusunda çalışanların bilgilendirilmiş olması (dolum yapan firmadan bu konuda alınacak belge yeterli olacaktır) İşletmeye ait yangın söndürme tüpünün ağırlığı 12 kg olup ideal yapılandırma aşağıdaki şekildedir: Asgari söndürücü sayısı : 50 m2 alan için 3 adet, ilave her 200 m2 alan için 1 adet. Yukarıda belirtilen önlemlerin bulunmaması durumunda poliçe teminatı kapsamına giren her bir yangın hasarında ödenecek hasar tutarı üzerinden %25 oranında muafiyet tenzili uygulanacaktır." düzenlemesi yer almaktadır. Bu husus, sigortalı davacı bakımından sözleşmesel yükümlülük kapsamındadır. 6102 ... Türk Ticaret Kanunu (TTK) sözleşmesel yükümlülük hakkında yaptırım getirmemekte, uygulanacak yaptırımı belirlemeyi taraflara bırakmaktadır. Sigorta sözleşmesinde öngörülmüş sözleşmesel yükümlülüğün ihlali halinde hangi yaptırımın söz konusu olacağının da yine sigorta sözleşmesinde belirtilmesi gerekir. Yine, TTK'nun 1449 uncu maddesinde sözleşmesel yükümlülüğün uygulanması koşulları belirlenmiş olup anılan yasal düzenlemeye göre, sözleşmesel yükümlülüğün ihlali kendiliğinden bir sonuç doğurmaz. Fakat taraflar yasada öngörülen sınırlamaları dikkate alarak yaptırım kararlaştırmışlarsa bu yoldaki anlaşmalar sonuç doğuracak ve yaptırım uygulanacaktır. Diğer yandan, 6102 ... Türk Ticaret Kanunu'nun "koruyucu hükümler" başlıklı 1452 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında, kanunun 1449 uncu maddesindeki düzenlemenin sigortalı aleyhine değiştirilemeyeceği, değiştirilmesi halinde Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanacağı hükmü konulmuştur ki, bu hüküm gereği TTK'nun 1449 uncu maddesi emredici niteliktedir. Bu itibarla; emredici nitelikteki kanun hükmünü bertaraf edecek bir sözleşmesel yükümlülüğün poliçeye konulması sonuç doğurmayacak, sözleşmesel yükümlülük getiren poliçe özel şartı ancak 6102 ... TTK'nun 1449 uncu maddesindeki emredici sınırlamalara aykırı olmadığı sürece ve anılan maddede belirtilen sınırlamalar dahilinde geçerli olabilecektir. Bahsi geçen yasal düzenlemelere göre, poliçe özel şartıyla sigortalıya yüklenen sözleşmesel yükümlülüğün kanunun emredici nitelikteki düzenlemesine (TTK'nun 1449 uncu maddesine) aykırı olmaması ön şarttır. Bu ön şartın tamam olduğu durumdaysa, sigortalıya yüklenen sözleşmesel yükümlülüğün ihlali ile rizikonun gerçekleşmesi arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve sözleşmesel yükümlülüğün ihlali nedeniyle sigortacının yerine getireceği edimin kapsamının etkilenmiş olması şartları tamam olduğunda, sigortacının TTK'nun 1449 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına dayanarak sözleşmeyi kısmen de olsa feshedip edimi yerine getirmekten kurtulması mümkün olabilecektir. Anılan şartlardan herhangi birinin oluşmadığı durumda ise, sigortacının sözleşmeyi kısmen dahi olsa feshetme ve sözleşmeden kaynaklanan edim yükümlülüğünden kurtulma imkanı olmayacaktır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davaya konu rizikonun gerçekleşmesinden hemen sonra yerinde yapılan incelemelere göre düzenlenen eksper raporunda, sigortalı iş yerinde 5 adet 6 kg'lik yangın tüpünün bulunduğu tespit edilmiş olup, davacı vekilince de iş yeri personeline yangın söndürme eğitimi verildiğine dair belge dosyaya sunulmuştur. Dosya kapsamındaki itfaiye yangın raporunda yangın saatinin 02:45 olduğu belirtilmiş, eksper raporuna alıntılanan güvenlik tutanağında ise 02:00- 03:00 arasında davacıya ait iş yerinde çıkan yangını bekçinin devriye yaptığı sırada gece saat 02:00 civarında gördüğü, idare binasındaki yangın söndürücü ile müdahale etmeye çalıştığı, faydalı olamadığı ve yangını amirlerine ve itfaiyeye haber verdiği belirtilmiştir. Hakem Heyetince davaya konu iş yerinin yüzölçümü ve mevcut yangın söndürme tüplerinin nitelik ve nicelik bakımından poliçe özel şartlarındaki koşulu yerine getirip getirmediği konusunda bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı gibi poliçede belirtilen şartlarda yangın söndürücüler bulunsaydı dahi hasarın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda bir değerlendirme de yapılmamıştır. Kaldı ki, poliçe özel şartında yer alan yangın söndürme cihazı sayısına ve bu cihazların yapılandırılmasına ilişkin düzenlemenin "ideal yapılandırma" olarak ifade edildiği ve özel şarttaki sayıların zorunluluk içermediği de açıktır. Açıklanan tüm bu nedenlerle, poliçe özel şartında "ideal yapılandırma" olarak tavsiye edilen şekilde yangın söndürme tüplerinin bulundurulmaması ile yangın rizikosunun gerçekleşmesi (ya da en azından rizikonun ağırlaşması) arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve sigortacının edim yükümlülüğünün kapsamının bu durumdan etkilenmesi gerektiği gözetilerek poliçe özel şartındaki muafiyet hükmü hakkında değerlendirme yapılmalıdır. Davaya konu yangın rizikosunun gerçekleştiği saatin 02:00-03:00 civarları olduğu, sigortalı iş yerinin de bulunduğu KOSGEB destekli İŞGEM B blokta çıkan yangına müdahale edecek kişi sayısının azlığı (devriye görevi yapan güvenlik görevlisinden başka kimsenin olmadığı) gözetildiğinde, poliçe özel şartında davacı sigortalıya yüklenen sözleşmesel yükümlülüğe uygun biçim ve sayıda yangın söndürme tüpü olsa dahi yangına hemen müdahale edilmesinin riziko saati itibariyle mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenler karşısında; eksperce tespit olunan yangın söndürme cihaz sayısı ve poliçe özel şartındaki sayıların "ideal yapılandırma" olarak tavsiye niteliğinde olduğu gözetildiğinde, davacı sigortalının poliçe özel şartındaki sözleşmesel yükümlülüğü ihlal ettiğinin kabul edilemeyeceği, bir an için davacının anılan yükümlülüğü ihlal ettiğinin kabulü halindeyse, 6102 ... Türk Ticaret Kanunu'nun 1449 uncu maddesi gereği sözleşmesel yükümlülük ihlali ile riziko arasında illiyet bağının bulunmadığı gözetilerek, herhangi bir muafiyet indirimi uygulanmadan tam tazminata karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve ... kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin diğer, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE 2-Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.