Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/4549 E. 2026/9141 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4549
- Karar No
- 2026/9141
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 03.10.2022 SAYISI : 2022/2542 E., 2022/2763 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hüküm ile kamu malına zarar verme suçundan verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu malına zarar verme ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2.Sanık müdafii tarafından hükümlerin temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi'nce 03.10.2022 tarihli Ek Karar ile kamu malına zarar verme suçundan temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin asıl ve ek karara yönelik temyiz isteklerinin; müvekkilinin atılı suçları işlemediğine, bildirim yapılması gereken bir hal sözkonusu değilken hükümlerin açıklandığına, suçların uzlaştırma kapsamında olmasına karşın uzlaştırma bürosuna gönderilmediğine, lehine hükümlerin uygulanmadığına, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan hükümlerin bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmemesi, katılan ...'ın aşamalarda dışarıda bulunan erkeklerin küfrettiği ancak hangisinin olduğunu bilmediği, katılan ...'in ise ''hatırladığım kadarıyla küfreden tek kişiydi birden fazla kişi küfür etmiş ise tam ayırt edemiyorum'' şeklinde, soruşturma aşamasında dinlenilen tanık C.E. hakaret sözlerini duymadığı, tanık F.Y.'nin ise erkek şahsın hemşirelere küfrettiği şeklinde beyanda bulunmaları karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin somut kanıtların neler olduğu açıklanıp tartışılmadan yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, 2.Kabule göre de, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın hakaret eylemini acil servisin neresinde gerçekleştirdiği tespit edilip aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle verilen cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Verilen Ek Karara Yönelik, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.