Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/3968 E. 2026/8507 K. – Fuhuş

Konu: Fuhuş

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3968
Karar No
2026/8507
Karar Tarihi
Konu
Fuhuş

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1 E. 2024/68 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, 5237 sayılı Kanun'un 80. maddesinde düzenlenen “insan ticareti” suçunun oluşabilmesi için failin mağduru zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek" biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir. Bu durumun tek istisnası, 5237 sayılı Kanun'un 80/3. maddesindeki “on sekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verileceği” yönündeki düzenlemedir. Bu açıklamalar ışığında, sanığın suç tarihi itibarıyla 18 yaşını bitirmeyen çocuğa fuhuş yaptırdığından dolayı ayrıca “insan ticareti” suçunun oluşabilme ihtimalinin varlığı karşısında, İlk Derece Mahkemesi tarafından her zaman sanık ile temyiz dışı sanıklar ... ile ... hakkında insan ticareti suçundan suç duyurusunda bulunabileceği belirlenerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, sanık hakkında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararı ile fuhuş suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümleri uygulanırken yetersiz gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşıldığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. 2.Tebliğnamede, katılanın beyanı dışında sanığın atılı suçu işlediğine yönelik delil bulunmaması nedeniyle hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir. III. GEREKÇE Katılan ...'in aşamalardaki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık ile temyiz dışı sanıkların savunmalarına, katılanlar ... ile ...'in aşamalardaki beyanlarına ve olay tutanaklarına göre sanığın mahkumiyetine, katılanın beyanlarından birden fazla kez aracılık yapıldığının anlaşılması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanma oranına, cezasının süresi gereği hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, atılı suçun sanık tarafından işlenildiği konusunda mahkumiyete yeterli delil bulunup bulunmadığı noktasındadır. Olayın tek delili mağdurun anlatımlarıdır. Burada olayın intikal şekli, initkal zamanı, mağdurun anlatımlarında yer, zaman, kişinin somutlaştırılıp somutlaştırılmadığı ayrıntılı olarak bir değerlendirmeye tabi tutulduğunda, Sanığın atılı fuhuş suçundan mahkumiyetine yeterli, inandırıcı nitelikte delil olmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraati yerine mahkumiyet kararının onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/3968, K. 2026/8507, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-3968-e-2026-8507-k-93a38c75d2eb