Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/286 E. 2026/6125 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/286
Karar No
2026/6125
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/565 E., 2024/1218 K. SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanığın hakaret suçundan basit yargılama uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.12.2025 tarih ve 2025/151001 sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...Dosya kapsamına göre, somut olayda sanığa yüklenen suç için Kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu nazara alındığında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin zamanaşımını kesen son işlem olan Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli kararını müteakip, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.04.2023 tarihli ve 2021/9118 esas, 2023/16707 karar sayılı bozma ilamından sonra yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkumiyetine ilişkin verilen onya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2024 tarihli kararına kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, Mahkemece sanık hakkında 2. kez tekerrür hükümleri uygulanmasına esas alınan ...(Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.05.2011 tarihli ve 2010/1979 esas, 2011/645 sayılı kararında Türk Ceza Kanununun 58. maddesinin uygulanmadığı, adli sicil kaydına göre de ikinci kez tekerrüre esas alınabilecek başkaca bir adli sicil kaydının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1 Numaralı istem yönünden; Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı açısından sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a.Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b.Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c.Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d.Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e.Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik fıkra: 29.06.2005-5377 S.K./8.mad) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde dava zamanaşımı uygulanmaz." şeklinde, Anılan Kanun'un 67. maddesi; "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a.Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b. Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c. Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d. Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanun'da belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." biçiminde düzenlenmiştir. Görüleceği gibi 5237 sayılı Kanun'da bütün suçlar bakımından kesme nedenleri ortak olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 67/2. fıkrasında, suçla ilgili olarak şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde dava zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında 24.12.2015 tarihinde verilen mahkumiyet hükmünün Dairemizce bozulmasından sonra 19.12.2924 tarihinde yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Sanığın yargılama konusu hakaret eylemi için 5237 sayılı 125/1-4 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü, 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını son kesen işlem olan, bozma öncesi mahkumiyet hükmünün kurulduğu 24.12.2015 tarihinden, karar tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4.(d) maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 2 Numaralı istem yönünden; 1 numaralı istemin niteliğine göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2024 tarihli ve 2023/565 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 309/4.(d) maddesi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,

4. Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/286, K. 2026/6125, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-286-e-2026-6125-k-84a941276d15