Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9532 E. 2026/11584 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/9532
Karar No
2026/11584
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/566 E., 2024/1399 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmadığına, ek savunma hakkı verilmediğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Savunma ve tüm dosya kapsamından Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma öncesinde 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanarak 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi, verilen hükmün yalnızca sanık tarafından istinaf edilip Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince bozulmasına karşın; cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilmeden, takdiri indirim uygulanmayarak 1 yıl hapis cezasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesine muhalefet edilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına "5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca netice cezanın 10 ay hapis cezasına indirilmesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Polatlı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/9532, K. 2026/11584, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-9532-e-2026-11584-k-e8d6acca2234