Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15869 E. 2026/11900 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15869
- Karar No
- 2026/11900
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3483 E., 2020/3283 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik başvurularının eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Varsayıma dayalı olarak hüküm kurulduğuna, 2. Sanık üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanmak için aldığını beyan ettiğine, kullanım sınırında kaldığına, 3. Sanık satış yaparken suç üstü halinde yakalanmadığına, polis tutanaklarının muallak içerisinde olduğuna, 4. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin yeterli delil elde edilemediği, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, 6. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 7. Sanığın üst aramasının hukuka aykırı olduğuna, 8. Duruşmada dinlenen polis memurlarının sanığın, tanık Kemal ve Hikmet'e veya başka bir kişiye uyuşturucu madde verdiği, sattığı yönünde böyle bir şey gördüğü yönünde bir beyanda bulunmadığına, dosyada bu iddiayı doğrulayan bir kamera görüntüsü ya da fotoğraf vb. delil olmadığına, 9. Kemal ve Hikmet'in sanıktan uyuşturucu madde almadıklarını hem soruşturma hem de mahkeme aşamasında beyan ettiklerine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delilleri hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın cezasında artırım yapılırken uygulama maddesi olarak TCK'nın 188/4. maddesinin gösterilmesi esnasında "a" bendinin gösterilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının 3-2 numaralı paragrafında bulunan "TCK'nun 188/4 maddesi" ibaresinin hükümden çıkartılması ve yerine "TCK'nın 188/4-a maddesi" ibaresinin yazılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.09.2026 tarihinde karar verildi.