Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9280 E. 2025/3060 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/9280
- Karar No
- 2025/3060
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/284 E., 2021/788 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 125/1-3-a, 125/4, 43/1, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 251/3-son maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2021 tarihli ve 2021/284 esas, 2021/788 sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın süresinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2022 tarihli ve 2021/284 esas, 2021/788 sayılı ek kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 gün ve 2024/96351 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/1. maddesinde yer alan, "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklindeki, 252/6. maddesinde yer alan, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21/09/2021 tarihli ve 2021/21528 esas, 2021/22087 karar sayılı ilamında yer alan "...somut olayda; sanıklar hakkında açılan davaların basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü, sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip itiraz yolunun açık olduğunun belirtildiği, usulüne uygun yapılan tebligatlar sonucunda müşteki...vekilinin süresi içinde itiraz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Yapılan itiraz üzerine...hükmü veren Mahkemece duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk hükmü veren Mahkemeye iadesi yerine itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur...BOZULMASINA" şeklindeki açıklamalar ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/2. maddesinde yer alan ''İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.'' şeklindeki düzenleme uyarınca, basit yargılama sonunda verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi uyarınca hükmü veren Mahkemece duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk hükmü veren Mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği, 1. İnceleme konusu somut olayda, Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde verilen 12/11/2021 tarihli karara karşı sanığın itiraz hakkı bulunduğu anlaşılmakla, sanığın karar tarihinde Malatya E Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunduğu halde verilen kararda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kanun yoluna başvurabileceği hususunun gösterilmediği, 25/11/2021 tarihli tebliğ belgesinde bu hususun belirtilmediği, bu nedenle anılan kararın kesinleşmediği cihetle, sanık tarafından sunulan 16/10/2023 tarihli dilekçenin süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak değerlendirilip Mahkemesi tarafından genel hükümlere göre duruşma açılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, 2. Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi uyarınca itirazın süresi içinde yapılmadığı değerlendirildiği için dosyanın itiraz hakkında karar verilmek üzere merciye gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252. maddesinde; "(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur. (4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır. (5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde hükümler yer almaktadır. İncelenen dosyada; Anayasanın 40/2. maddesi 5271 sayılı Kanun'un 232/6., 34/2., 263. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak Kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan sanığın yokluğunda verilen kararı, cezaevi idaresi aracılığıyla da temyiz edebileceğinin Kanun yolu açıklamasında bildirilmemesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu, bu sebeple 25.11.2021 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığında, sanığın 24.05.2022 tarihinde yaptığı itiraz süresinde olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 251/2. maddesi uyarınca itiraz üzerine duruşma açılarak genel hükümler uyarınca yargılama yapılması yerine yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun'un 251/6. maddesi uyarınca itirazın süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi için aynı Kanun'un 268/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2021/ 284 Esas 2021/788 Karar sayılı ek kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2024 tarihinde karar verildi.