Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/8804 E. 2026/7191 K. – Göçmen Kaçakçılığ

Konu: Göçmen Kaçakçılığı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8804
Karar No
2026/7191
Karar Tarihi
Konu
Göçmen Kaçakçılığı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2109 E., 2024/2193 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun kast unsurunun oluşmadığına, sanığın göçmenleri normal yolcu olarak taşıdığına, kolluk tutanaklarının ve göçmen beyanlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezada teşdit uygulanırken gerekçe gösterilmediğine, ortada onur kırıcı davranış olmadığından artırım maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığına, sanık hakkında şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.

III. GEREKÇE A. Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanığın savunması, göçmenlerin beyanları, tanıkların anlatımları, olay tutanağı, yakalama tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Göçmen kaçakçılığı suçunun, mağdurların hayatı bakımından tehlike oluşturacak şekilde ve onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 79/2-(a) ve (b) bentlerindeki iki nitelikli halin birlikte gerçekleştiği gözetilerek artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Müsadere Hükmüne Yönelik Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.2011 gün ve 2011/6-219 Esas, 2011/280 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinde düzenlenen eşya müsaderesinin güvenlik tedbiri olduğu, aleyhe bozma yasağının yalnızca hükmolunan cezalar yönünden söz konusu olacağı, cezalar da 5237 sayılı Kanun'un 45. maddesinde hapis ve adli para cezaları olarak sayıldığından, cezalar arasında gösterilmeyen güvenlik tedbirleri ile zoralım kararlarının bu kapsamda değerlendirilmeyeceği göz önüne alındığında, Somut olayda, suçta kullanıldığı anlaşılan mülkiyeti sanığa ait bulunan, müsaderesine karar verilmesi talep edilen 34 ... 328 plaka sayılı aracın müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olup olmayacağının takdirinden sonra müsadere konusunda bir karar verilmesi gerektirdiği gözetilmeden yerinde olmayan ''araç sahibi malen sorumlunun atılı suçtan haberdar olduğu hususunda bir delil bulunmaması nedeniyle TCK'nun 54/1 maddesi gereği aracın malen sorumluya iadesine,'' şeklinde gerekçeyle aracın müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR A. Mahkumiyet Hükmüne Yönelik

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Müsadere Hükmüne Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/8804, K. 2026/7191, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-8804-e-2026-7191-k-05cbf3fd1801