Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4635 E. 2026/6052 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4635
- Karar No
- 2026/6052
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2925 E., 2023/2916 K. SUÇ : 3628 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli ve 2018/393 E., 2023/116 K. sayılı kararı ile sanığın, 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 2 yıl 11 ay hapis ve 50.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve haksız edinildiği kabul edilen 1.228,46 TL'nin müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/2925 E., 2023/2916 K. sayılı kararı ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü suretiyle, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının, İlk Derece Mahkemesinin kararındaki hapis cezası "3 yıl 4 ay" müsaderesine karar verilen miktar da "1.228.150,46 TL" olarak düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz istemi; hükme esas alınan bilirkişi raporunun sanığın gayrimenkul satışı, ticari ve zirai faaliyetlerinden elde ettiği gelirler gözardı edilerek hazırlandığına, tanıkların, sanığın ticari ve zirai faaliyetlerine dair beyanlarda bulunmalarına rağmen bu gelirlerin dikkate alınmadığına, sadece sanığın kardeşlerinin paylarını da satın alarak miras yoluyla edindiği gayrimenkulün satışından elde ettiği gelir dahi tek başına kaynağı açıklanamadığı belirtilen miktarın üzerinde olduğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve sadece resmi kayıtlara işlenen gelirlerin dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın tetkikinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, esas olarak sanığın haksız mal edindiği iddia olunan 2009-2016 yılları dikkate alınarak, sanık ve aile bireylerinin inceleme dönemindeki edindiği malvarlığı değerlerinin toplamı ile aynı dönemdeki gelirleri toplamının karşılaştırıldığı, ancak sanık ve ailesinin gelirleri belirlenirken, inceleme dönemine getirilen malvarlıkları ile yine dönem içinde malvarlığına dahil olup sonradan satılan mallardan elde edilen gelirlerin, dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı, öte yandan, 3628 sayılı Kanun'un 4. maddesinde "Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Kanun'un uygulanmasında haksız mal edinme"sayılacağı belirtilmiş olup, suç tarihinin malların edinim tarihleri olacağı, bu itibarla mal edinim tarihlerine göre zamanaşımı hususu da dikkate alınarak, sanık ve ailesine ait yargılamaya konu dönemden önce edinilip inceleme dönemine getirilen malvarlıkları ile dönem içinde malvarlığına dahil olup sonradan yine dönem içinde satılan mallardan elde edilen gelirler de dikkate alınıp, dönem içinde edinilen malvarlıklarının edinim tarihleri ve ne şekilde edinildiğinin tespiti, mal varlıklarındaki aktif ve pasiflerin birlikte değerlendirilmesi amacıyla biri bankacı, biri yeminli mali müşavir veya hesap uzmanı ve biri de sanığın aile fertleriyle birlikte yaşam tarzına, mesleki durumuna ve sosyal seviyesine göre (yiyecek, giyecek, kira, eğitim, telefon faturaları, kredi kartı gibi) normal bir ailenin ihtiyaç duyduğu harcamaları ile yasal gelirleri yönünden denetime imkan verecek şekilde karşılaştırma yapabilecek uzman kişiden oluşacak bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınarak, sanığın savunmaları da değerlendirilip, edinimlerinin tamamının veya bir kısmının haksız mal edinme niteliğinde olup olmadığı, göreviyle bağdaşmasa dahi, görevleri dışında gelir getiren faaliyetleri nedeniyle elde edilmesi söz konusu olabilecek kazançlarının da malvarlığıyla orantılı olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda ayrıntılı dökümler içeren rapor aldırılmadan, eksik kovuşturma ile karar verilmesi,
Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2011 tarih ve 2011/119 E., 2011/162 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, aleyhe değiştirme yasağı münhasıran cezalar ile ilgili olup, cezalar da 5237 sayılı Kanun'un 45. maddesinde hapis ve adli para cezaları olarak sayıldığı cihetle, güvenlik tedbiri niteliğinde olan kazanç müsaderesine ilişkin hususlarda kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği gözetildiğinde, sanık tarafından haksız edinildiği kabul edilen mallar tespit edilerek bunların ya da bunların kaim değerlerinin müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/2925 E., 2023/2916 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.