Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/7572 E. 2026/8129 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7572
- Karar No
- 2026/8129
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/756 E. 2024/109 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararıyla sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkûmiyet kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin; eksik inceleme ile karar verildiğine, suçların unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. GEREKÇE A. Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Temyizinde 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Sanığa atılı suça ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun'un 67. maddesi gereğince son kesinti tarihi olan 19.11.2015 mahkumiyet tarihinden itibaren, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükmün Temyizinde
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, olay tutanağı, mobesse görüntü tutanağı, doktor raporları ve tüm dosya kapsamından,sanığın atılı suçu işlediği anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1. Sanığın aşamalardaki savunmalarında, sivil giyimli olan katılanların kimliklerini göstermemeleri nedeniyle tartıştıklarına ilişkin savunmaları karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 2.Sanığın, birden fazla kişiyle birlikte ve silahla görevi yaptırmamak için direnmesine karşın 5237 sayılı Kanun'un 265/3-4. maddelerinin uygulanmaması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin, temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.