Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/6776 E. 2026/11730 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6776
- Karar No
- 2026/11730
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/151 E., 2024/413 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesinin (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre paylaşımlarının beddua niteliğinde olduğuna ve suçu oluşturmadığına, suç kastının bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin yeterli olmadığına, lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2008 tarihli ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövme şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik suça konu paylaşımında yer alan ifadelerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, beddua niteliğinde olduğu, dolayısıyla Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, 2-Kabule göre de, a.Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, TCK'nın 51/1-b maddesi gereğince "suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı" hususu değerlendirilmeden, “takdiren” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, b.TCK'nın 50. maddesi uyarınca, hakkında kısa süreli hapis cezasına hükmolunan sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “takdiren” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçe ile seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.