Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10959 E. 2026/11790 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10959
- Karar No
- 2026/11790
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2138 E. 2024/1441 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; olay günü sivil kıyafetli olan katılanların sanığa yeğenim naber dedikten sonra, polis olduklarını söylediklerine, devamında sanığı darp ettiklerine, sanığın tehdit ve hakaret etmediğine, fiziki müdahalede bulunmadığına, katılanların yanlı beyanları dışında delil bulunmadığına, diğer tanık polis memurlarının olay bittikten sonra geldiklerine, sanığın eşinin tanıklığının mevcut olduğuna ve lehe hükümler uygulanmadığından bahisle kararın bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin 3, 4 ve 6 ncı fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun'un 225 inci maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 21.02.20 12... /4-570 Esas, 2012/51 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır.
Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında düzenlenen iddianamede sanığın katılanlar ... ve ...'ye yönelik hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesine uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı, hakaret suçundan davanın yalnızca katılan ...'e yönelik açıldığı gözetilmeden ve kararın gerekçe kısmında sanığın sadece katılan ...'e yönelik hakaret eylemini işlediğinin kabulüne karşın, hüküm kısmında sanığın atılı eylemi diğer katılanlar ... ve ...'ye yönelik işlediği kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince ek savunma verilmek suretiyle zincirleme suç hükümleri uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılarak, gerekçeyle hüküm arasında çelişki oluşturulması ve açılmayan davadan hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, sair yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2025 tarihinde karar verildi.