Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2023/5482 E. 2026/6544 K.
Konu: Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5482
- Karar No
- 2026/6544
- Karar Tarihi
- Konu
- Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/83 E., 2022/588 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında eylemin çocuğun cinsel istismarı kapsamında değerlendirilebilme ihtimaline binaen verilen görevsizlik kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin, reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2024/9-567 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmenin suçun işleniş sübutu ve delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi suretiyle hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye ayıkırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Başkaca yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.