Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/3922 E. 2025/5400 K. – İmar Kirliliğine
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3922
- Karar No
- 2025/5400
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1506 E., 2022/916 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; imar kirliliğine neden olma suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak düşme kararı verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suç sabit olmasına ve bu hususunun bilirkişi raporuyla da ortaya konmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince düşme kararı verilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğuna, sanığın kasıtlı eylemi neticesinde hakkında kovuşturmaya başlanması karşısında lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, kararın bozulmasına vesaire yöneliktir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince yapılan araştırmada suça konu yere ilişkin yapı kayıt belgesi alındığının ve düşme kararının yasal dayanağı olan 5237 sayılı Kanun'un 184/5. maddesinde; kişinin ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi hâlinde açılan kamu davasının düşeceğinin düzenlenmesi, sunulan yapı kayıt belgesinin suça konu aykırılığın tamamını kapsadığının ve 5271 sayılı Kanun'un 325/1. maddesi uyarınca, yalnızca cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde yargılama giderleri sanığa yükletilebileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde herhangi bir isabetsizlik olmadığının anlaşılması karşısında katılan vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair sebeplerin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Uşak 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.