Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/15198 E. 2022/25714 K.

Konu: Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15198
Karar No
2022/25714
Karar Tarihi
Konu
Kişilerin huzur ve sükununu bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü: A- 1412 sayılı CMUK'nın 305/1 maddesinde ceza mahkemelerinden verilen hükümlerin temyiz olunabileceği, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde ise beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirlerine hükmolunması, davanın reddi ve düşme kararlarının hüküm türleri olarak düzenlendiği, Yerel Mahkemenin, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı verdiği, hüküm kurulmasına yer olmadığı biçimindeki kararının, anılan düzenlemeler doğrultusunda hüküm niteliği taşımadığı, Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası istemi hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, B-Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde ise, Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Sanığın, müşteki ...’in telefonuna müşteki ve katılana yönelik mesaj olarak gönderdiği sözlerle hakaret ettiğinin kabul edilmesi ve bu suçtan mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, sanığın hangi eylemlerinin TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen genel ve tamamlayıcı nitelikte olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu ve suçun unsuru olan ısrar ögesinin ne şekilde gerçekleştiği, sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma saiki olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule görede, a) Sanığın adli sicil kaydında bulunan geçmiş hükümlülüğü nedeniyle (TCK’nın 106/1-1. ve 125/1) nedeniyle, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş ise de; hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre sanığın adli sicil kaydındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b) 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “ hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirdiğinden, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/15198, K. 2022/25714, T. 20.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-15198-e-2022-25714-k-0fc32fdb0daa