Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/42002 E. 2024/13520 K. – Görevi Yaptırma
Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/42002
- Karar No
- 2024/13520
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı, 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları ile 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı kurulan asıl hükümde, adı geçenin ceza infaz kurumunda başka suçtan tutuklu olarak bulunması sebebiyle temyiz dilekçesinin cezaevi idaresine başvuru aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi karşısında 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği öğrenme üzerine yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzrine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Kadirli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme ve lehine hükümler uygulanmadan karar verildiğine, etkin pişmanlık ve samimi ikrarının dikkate alınmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı, katılan ve şikayetçi jandarma görevlilerinin aşamalarda birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanda bulunmaları, tanıklar S.Y. ve A.Y.'nin iddiayı doğrulamaları ve 19.01.2014 tarihli olay tutanağı karşısında, sanığın jandarma görevlilerine tehditte bulunmak suretiyle direndiğinden bahisle hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Sanığın eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı işlemesi nedeniyle verilen cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılırken, mağdur sayısına göre arttırım oranının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış, Ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında verilen sonuç cezanın adli para cezası olması dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının ve adı geçen Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından, "5237 sayılı Kanun'un 58 ve 53 üncü maddelerinin uygulanmasına ilişkin" kısımların çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.