Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/3817 E. 2023/15886 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3817
- Karar No
- 2023/15886
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında; 1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; yalnızca katılan ...'nin beyanları esas alınarak karar verildiğine, her ne kadar ... polis merkezinden kamera kaydı talep edilmiş ve cevaben böyle bir kaydın bulunmadığı belirtilmiş ise de, konumu işlek ve merkezi olan bir yerde kamera kaydına rastlanmamasının mümkün olmayacağına, temyiz dışı diğer sanık ... yönünden alınan rapora bakıldığında, sanığın ceza ehliyeti olmayan babasını korumak ve sakinleştirmek için hareket ettiğinin anlaşılacağına, tanık beyanları arasında çelişki olduğuna, orantısız güç kullanarak sanık ve ailesine karşı haksız fiilde bulunulduğuna, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılanların olay günü kontrol noktasında uygulama yaptıkları esnada araçla zikzak çizerek yaklaşan sanığın geri kaçmaya çalıştığı, ekip tarafından durdurulduğu, ehliyet ve ruhsat istenildiğinde katılanlara "Siz kimsiniz ulan" diyerek hakaret ettiği, ehliyet ve ruhsatını vermediği, yanında bulunan babasının da hakaret ettiği, bunun üzerine polis merkezine götürülmek istenildiğinde sanık ve babasının görevli memurlara etkili eylemde bulunarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği, katılanların beyanları, olay tutanağı, adli muayene raporu ve tanık anlatımları ile sabit kabul edilerek, Yerel Mahkemece sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Katılanların beyanları, olay tutanağı, adli muayene raporu ve tanık anlatımları karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi ve direnme eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirmiş olmasına karşın, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılmamıştır. Ancak, 1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir, bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, katılana yönelik kaba ifade niteliğindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, 2.Kabule göre de; Hakaret suçunun cadde üzerinde işlenmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması, Hukuka aykırı görülmüştür . V. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına karşı sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına karşı sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.