Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/35096 E. 2024/9432 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35096
- Karar No
- 2024/9432
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1368 E., 2017/1469 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62, 53, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, uzlaştırma ve erteleme hükümlerinden yararlanmak istediğine, lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ile inceleme dışı katılan ...'in trafikte yaşadıkları tartışma neticesinde birbirlerine yönelik kasten yaralama eylemlerinde bulundukları, katılan ...'ın ise jandarma görevlisi olup tarafları ayırmak istediği, bunun üzerine sanığın katılan ...'a "Çek lan elini, beni ne tutuyorsun, bırak anasını sinkaf edeyim o adamın." dediği, taraflar jandarma karakol komutanlığına götürüldüğünde ise sanığın katılana "Gel lan hadi pırpırına mı güveniyorsun." demek suretiyle hakarette bulunduğu İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin seçme ve seçilme ehliyeti yönünden ibaresinin iptal edilmesi nedeni ile koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, Mahkemenin kararında eleştiri nedeni dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın eleştiri nedeni dışında kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın Temyiz Sebepleri ile 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın söylediği kabul edilen sözlerin bir kısmının muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı, sözlerin diğer kısmının ise muhatabının katılan ... olmaması nedeniyle matufiyet şartının gerçekleşmediği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.