Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/18813 E. 2023/25891 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18813
Karar No
2023/25891
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/231 E., 2016/140 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanığın duruşmada katılana karşı söylediği sözü hakaret kastıyla kullanmadığı bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteğinin; sanığın mahkeme huzurunda iddianamedeki sözlerle müvekkiline hakaret ederek müvekkilinin toplum içerisinde onur, şeref ve saygınlığının zedelenmesine neden olduğuna, tanıklar dinlenilmeden ve sanığın çelişkili beyanlarına göre hükmün kurulmuş olduğuna, bu nedenlerle ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın katılana yönelik hakaret suçundan yargılandığı İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/924 Esas sayılı davanın 26.03.2015 tarihli ilk duruşmasında, mahkeme hakiminin, ara kararını oluşturmak amacıyla, tarafların taleplerini almak üzere, söz hakkı tanıdığı sırada, sanığın katılana yönelik "Ben bu kadar yalancı insanlar görmedim" şeklinde savunma dokunulmazlığını aşar mahiyetteki ifadelerle, katılanın onur, şeref ve saygınlığına saldırıda bulunduğu iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, sanığın savunmalarına ve tüm dosya kapsamına göre sanığın sözleri hakaret kastıyla söylemediğinin anlaşılması nedeniyle unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verilmiştir. 2. Sanığın atılı suçu kabul etmediği anlaşılmıştır. 3. Sanığın davaya konu eylemini gerçekleştirdiği İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli duruşma tutanağı dosya içinde mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılanla aralarında görülen davada katılanın beyanları üzerine söylediği "Ben bu kadar yalancı insanlar görmedim" şeklindeki sözlerin 5237 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi gözetildiğinde, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ancak, Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ''beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması'' dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasına "5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/18813, K. 2023/25891, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-18813-e-2023-25891-k-c22df2382125