Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/18619 E. 2023/26289 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18619
- Karar No
- 2023/26289
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/582 E., 2016/498 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında, 1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyizi sübuta, suçların unsurlarının oluşmadığına, zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulandığına, takdiri indirim sebebi ve erteleme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin lehe olan Kanun hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, usul ve Yasa'ya aykırı olan Mahkeme kararının bozulması gerektiğine vesaireye yöneliktir. 2. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, sanığın hakaret eylemini alenen gerçekleştirmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezasında arttırım yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, kavga ihbarı üzerine olaya müdahalede bulunarak adli rapor temini için kendisini hastaneye götüren görevlilere yönelik üzerine atılı zincirleme şekilde hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, Yerel Mahkemece sanık savunması, katılan ve tanık anlatımları, olay ve görüntü inceleme tutanakları, katılanların yaralanmalarına ilişkin adli raporlar, görevlendirme yazıları ile tüm dosya kapsamına göre sabit görülerek mahkûmiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Sübuta, Takdiri İndirim Sebebi ve Lehe Olan Kanun Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçların sübuta erdiğinin kabulüne, suç vasıfları tayinine, takdiri indirim ve lehe olan Kanun hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. B. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi, Sanık Müdafiinin Zincirleme Suç Hükümlerine ve Kararın Usul ve Yasa'ya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz İstemleri ile Sair Yönlerden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde; 3 üncü ve 61 inci maddelerinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmedilmesi ayrıca seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi, alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın bu suretle belirlenmesi gerekir. Öte yandan kamu görevlisine hakaret suçuna ilişkin yaptırımın öngörüldüğü aynı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasında "hapis cezasının alt sınırının bir yıldan az olamayacağı" yolundaki düzenlemenin, bu suçta temel ceza olarak adli para cezasına hükmedilmesi olanağını ortadan kaldırmadığı dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında yerinde görülmeyen gerekçeyle, suç ve cezada orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının tercih edilmesi, 2. Hakaret suçunun aleni bir yer olan hastane bahçesinde işlenmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, 3. Zincirleme suç hükümleri uyarınca sanığın cezalarında arttırım yapılırken yeterli gerekçe gösterilmeden görevi yaptırmamak için direnme suçunda 1/4, hakaret suçunda ise 1/2 oranında arttırım yapılarak çelişkili uygulama yapılması, Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, görevi yaptırmamak için direnme suçundan yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.