Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/18337 E. 2024/114 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18337
- Karar No
- 2024/114
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1003 E., 2016/302 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında; 1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, dinlenen tanıkların sanığın arkadaşı olması nedeniyle tarafsız olmadıklarına, katılanı darp etmediğine, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde sanığın daha önce almış olduğu bir belgeyi düzelttirmek için notere başvurduğu esnada noterde katip olarak görev yapan mağdur ile tartıştığı, mağdura hitaben "Ne diyorsun lan o**pu çocuğu, senin ananı s**im, senin küçük kızını da s**im." şeklinde söyler söylediği, yumruk vurmak ve boğazını sıkmak suretiyle mağduru yaraladığı iddiası ile hakaret ve kasten yaralama suçlarından açılan davada, Mahkemece sanığın eylemleri sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığın savunması, şikâyetten vazgeçen mağdurun istikrarlı beyanları, tanıkların anlatımları, adli muayene raporu, kamera görüntü izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın mağdura yönelik hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B. Sair Yönlerden Sanığa yükletilen hakaret ve kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasında "Tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı." ve aynı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği." şeklindeki düzenlemeler uyarınca sanık hakkında hüküm kurulurken, mükerrir olması nedeniyle uygulanan maddede seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmesi halinde bu cezanın, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamayacağı, Anlaşıldığından sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.