Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/16944 E. 2023/24509 K. – İmar Kirliliğin
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16944
- Karar No
- 2023/24509
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1113 E., 2016/133 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın savunması alınmadan düzenlenen iddianameyle yargılamaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, soruşturma aşamasında yargılama konusu aykırılık giderildiği halde eksik incelemeyle bu hususun gözetilmeden iddianame düzenlendiğine, dosya kapsamından aykırılıkların 21.04.2015 tarihinde giderildiği sabit olduğunun anlaşıldığı halde sanık hakkında 22.04.2016 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğuna, şikayet tarihi itibariyle ortada yargılama konusu bir suç bulunmadığına, aslında savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmesi gerektiğine, davanın açılmasına sanık sebebiyet vermediği halde sanığın yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkûm edildiğine ve resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik incelemeyle karar verildiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından ruhsatsız inşaat yapıldığı iddiasıyla kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, dava konusu yerin 21.04.2015 tarih 22015/156 no.lu tadilat ruhsatıyla imar planına ve ruhsatına uygun hale getirildiğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verildiği belirlenmiştir. 2.Sanık savunması tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir. 3....'nın yazısı, yapı tatil tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.... Belediye Başkanlığının 09.12.2015 tarihli yazısında suça konu aykırılıkların 21.01.2015 tarih 2015/156 no.lu tadilat ruhsatı ile ruhsata bağladığının bildirilmesi ve evrak ekindeki tadilat ruhsatında da ruhsat onay tarihinin 21.01.2015 olduğunun ve yapı tatil tutanağının düzenlendiği 16.03.2015 tarihinde sanığın suça konu aykırılıklar yönünden tadilat ruhsatı aldığının anlaşılması karşısında; suç tarihinde sanığın imara aykırı herhangi bir eylemi bulunmadığından beraati yerine tadilat ruhsat tarihinin 21.04.2015 olduğuna dair yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Kabule göre ise; 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının “DÜŞMESİNE” yerine “DÜŞÜRÜLMESİNE” karar verilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca, yalnızca cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde yargılama giderleri sanığa yükletilebileceğinden, Yerel Mahkeme tarafından katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.