Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/16445 E. 2023/23157 K. – Görevi Yaptırma
Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16445
- Karar No
- 2023/23157
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/255 E., 2016/144 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz istemi, atılı suçu işlemediği, suçun unsurlarının oluşmadığı, kararın usul ve Yasa'ya aykırı olup bozulması gerektiğine vesaire; 2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, yargılama konusu olayda, suçun oluşumu için belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme mahiyetindeki "durmayarak kaçma" fiilinin bu suçu oluşturmayacağı gözetilmeden, atılı suçtan sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve Yasa'ya aykırı olduğundan kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Trafik polisi olarak görev yapan şikâyetçinin, plakasını gizleyen ve üzerinde 3 kişi bulunan motosikleti görmesi üzerine 100 metre ileride çevirme yapan trafik ekibine anons ettiği, fakat motoru kullanan sanığın, görevlilerin dur ihtarına uymayarak kaçtığı, bunun üzerine şikâyetçinin motoruyla sanığı takibe aldığı, bu sırada sanığın şikâyetçinin önüne geçerek çarptığı, şikâyetçinin ve sanığın kullandıkları motosikletlerin düşmesi sonucunda sanığın olay yerinden kaçtığı ve bu şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri ile sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla, seçenek hareketli ve amaçlı bir fiil olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandıran suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır. Açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamından ''Trafik polisi olarak görev yapan şikâyetçinin, plakasını gizleyen ve üzerinde 3 kişi bulunan motosikleti görmesi üzerine 100 metre ileride çevirme yapan trafik ekibine anons ettiği, fakat motoru kullanan sanığın görevlilerin dur ihtarına uymayarak kaçtığı, bunun üzerine şikâyetçinin motoruyla sanığı takibe alarak kırmızı ışıkta sanığın motorunun önüne geçtiği ve çarpıştıkları.'' şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda, görgü tanığı E. G.'nin beyanı da dikkate alınarak, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği denetime uygun şekilde kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.