Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/10417 E. 2023/18909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10417
- Karar No
- 2023/18909
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2012 tarihli, 2011/1308 Esas, 2012/914 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle yukarıdaki fıkrada belirtildiği şekilde aynen açıklanmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığı ve bu nedenle kararın usul ve Yasa'ya aykırı olup bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, kamu görevlisi olup haciz işlemi için gelen şikâyetçi ve katılanlara haciz işlemini yaptırmamak için direndiği ve şiddet kullandığı, bu suretle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, duruşma davetiyesinde ''duruşmaya gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda karar verileceği.'' şeklindeki ihtar bulunmadan sanığın yokluğunda hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2. 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla, seçenek hareketli ve amaçlı bir fiil olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandıran suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır. Açıklamalar ışığında, ''sanığın haciz işlemi için gelen müşteki ve katılanlara haciz işlemini yaptırmamak için direndiği ve şiddet kullandığı'' şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda, şikâyetçi ve katılanların yaralandıklarına dair iddia ve adli raporlarının bulunmaması, olay tarihli tutanak ve haciz tutanağı içeriği ile müşteki ve katılanların beyanları da dikkate alındığında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği denetime uygun şekilde kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 3. Kabule göre de; Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini, yargı görevini yapan kişiye ve birden fazla görevli memura yönelik işlediğinin kabul edilmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.