Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2018/4556 E. 2018/18291 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2018/4556
Karar No
2018/18291
Karar Tarihi

Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 (1. cümle), 125/1, 125/4, 62 (2 kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.740,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hakkında verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Anadolu 4. Sulh Ceza (Kapatılan) Mahkemesinin 30/05/2013 tarihli ve 2011/1441 esas, 2013/872 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 106/1 (1. cümle), 125/1, 125/4, 62 (2 kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.740,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin ... Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/796 esas, 2014/344 sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 18/06/2018 gün ve 94660652-105-34-5802-2018-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2018 gün ve 2018/56079 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi: Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ... Anadolu 4. Sulh Ceza (Kapatılan) Mahkemesinin 30/05/2013 tarihli ve 2011/1441 esas, 2013/872 sayılı kararının 12/07/2013 tarihinde kesinleştiği, deneme süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, bununla birlikte deneme süresinde işlendiği iddia olunan ... Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2014 tarihli ve 2014/184 esas, 2014/140 sayılı dosyasına konu yeni suçun ise 09/06/2013 tarihinde işlendiği göz önüne alındığında, sanığın deneme süresi içerisinde işlediği bir suç bulunmadığı gözetilmeden hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 (1. cümle), 125/1, 125/4, 62 (2 kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.740,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hakkında verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Anadolu 4. Sulh Ceza (Kapatılan) Mahkemesinin 30/05/2013 tarihli ve 2011/1441 esas, 2013/872 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 106/1 (1. cümle), 125/1, 125/4, 62 (2 kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.740,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin ... Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/796 esas, 2014/344 sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ... Anadolu 4. Sulh Ceza (Kapatılan) Mahkemesinin 30/05/2013 tarihli ve 2011/1441 esas, 2013/872 sayılı kararının 12/07/2013 tarihinde kesinleştiği, deneme süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, bununla birlikte deneme süresinde işlendiği iddia olunan ... Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2014 tarihli ve 2014/184 esas, 2014/140 sayılı dosyasına konu yeni suçun ise 09/06/2013 tarihinde işlendiği göz önüne alındığında, sanığın deneme süresi içerisinde işlediği bir suç bulunmadığı gözetilmeden hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ...'ın, ikinci suçu denetim süresi içerisinde işleyip işlemediğinin ve buna bağlı olarak önceki hükmün açıklanarak sanığın TCK'nın 106/1-1. cümle, 62, 125/1, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.740,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin ... Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/796 esas, 2014/344 sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağan üstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.(Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kesinleşen bu karar veya hükümlerdeki aykırılıklar başka suretle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde, ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecektir. Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK'nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanunun 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkrayla büyükler için de uygulamaya konulmuş, aynı kanunun 40. maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla çocuk suçlular ile yetişkin suçlular, hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tâbi kılınmıştır. Başlangıçta yalnızca yetişkin sanıklar yönünden ve şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak hükmolunan, bir yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezaları için kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikle, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar istisna olmak üzere, iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarına ilişkin tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiş, maddenin altıncı fıkrasına, 25/07/2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesiyle "sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." cümlesi eklenmiş, yine maddenin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" cümlesi eklenmiştir. CMK'nın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kenar başlıklı 231. maddesinin onuncu ve on birinci fıkraları; " (10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." biçimindedir. Bu düzenleme dikkate alındığında, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, hakkındaki mahkûmiyet hükmü açıklanacak, yükümlülüklerin yerine getirilememesi durumunda da, kısmen infaza karar verilebileceği gibi koşulları bulunmakta ise, hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi suretiyle yeni bir mahkûmiyet hükmü de tesis edilebilecektir. Hüküm açıklanırken Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarih ve 2013/3-752 esas, 2014/200 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevirme zorunluluğu gibi hususlar dikkate alınabilecektir. İncelenen dosyada; Sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı, yargılama neticesinde ... Anadolu 4. Sulh Ceza (Kapatılan) Mahkemesinin 30/05/2013 tarihli ve 2011/1441 esas, 2013/872 sayılı kararıyla sanığın TCK'nın 106/1-1.cümle, 62, 125/1, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.740,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 12/07/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, ... Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2014 tarihli ve 2014/184 esas, 2014/140 sayılı yazısıyla sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbar edildiği, ihbar üzerine yapılan yargılama neticesinde ... Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/796 esas, 2014/344 sayılı kararıyla sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 106/1-1.cümle, 62, 125/1, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.740,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına hükmolunduğu, hükümlerin sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Dairemizin 20/11/2017 tarihli ve 2016/13831 esas, 2017/25187 sayılı kararıyla hakaret suçu yönünden, kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine, tehdit suçu yönünden ise; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 12/07/2013 tarihinde kesinleşerek denetim süresinin başladığı, ihbar olunan ... Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/184 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 09/06/2013 olduğu, sanığın denetim süresi başlamadan önce işlediği suç nedeniyle hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden CMK 231/11 maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ... Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2018 tarihli ve 2018/9 esas, 2018/1 sayılı ek kararıyla hakaret suçundan hükmolunan 1.740,00 Türk lirası adlî para cezasının infazının durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ... Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2014 tarihli ve 2014/184 esas, 2014/140 karar sayılı hükmünün incelenmesinde; suç tarihinin 09/06/2013 olduğu, sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği tespit edilmiştir. Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden, Yukarıda açıklandığı üzere, sanığın tehdit suçundan TCK'nın 106/1-1.cümle ve 62 maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/796 esas, 2014/344 sayılı kararının, Dairemizin 20/11/2017 tarihli ve 2016/13831 esas, 2017/25187 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildiği, bu suretle de kanun yararına bozmanın ön koşulu olan istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşme şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, tehdit suçundan sanığın cezalandırılmasına dair ... Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/796 esas, 2014/344 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığın hakaret suçundan TCK'nın 125/1, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adlî para cezasıyla cezalandırılmasına dair hükme gelince, CMK'nın 231/11. maddesinde denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, geri bırakılan hükmün açıklanacağının belirtilmesi, ... Anadolu 4. Sulh Ceza (Kapatılan) Mahkemesinin 30/05/2013 tarihli ve 2011/1441 esas, 2013/872 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleşme tarihinin 12/07/2013 olması, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulan ... Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2014 tarihli ve 2014/184 esas, 2014/140 karar sayılı hükmüne konu suç tarihinin 09/06/2013 olduğunun anlaşılması karşısında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 12/07/2013 tarihinde kesinleşmesinden önce 09/06/2013 günü işlenen suç nedeniyle denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı suçtan bahsedilemeyeceği gözetilip sanığın bu süre içerisinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hakaret suçundan sanığın 125/1, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adlî para cezasıyla cezalandırılmasına dair ... Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/796 esas, 2014/344 sayılı kararında isabet bulunmamaktadır. IV-Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1)Kanun yararına bozmanın ön koşulu olan istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşme şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, tehdit suçundan sanığın cezalandırılmasına dair ... Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/796 esas, 2014/344 sayılı kararına yönelik, kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden bozma isteminin, CMK'nın 309. maddesi gereğince REDDİNE, 2)Hakaret suçundan sanığın cezalandırılmasına dair hükme gelince; kanun yararına bozma istemine ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriğinde yer alan bozma nedeni yerinde görüldüğünden, hakaret suçundan sanığın cezalandırılmasına dair ... Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/796 esas, 2014/344 sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 25/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/4556, K. 2018/18291, T. 25.10.2018, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2018-4556-e-2018-18291-k-067dc6fac5fb