Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/12092 E. 2013/23794 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2013/12092
Karar No
2013/23794
Karar Tarihi

Silâhla tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a, 29, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin güvenlik tedbirinin uygulanmasına dair, (KOCAELİ 2. ASLİYE CEZA) Mahkemesinin 04/11/2011 tarih ve 2009/118 esas, 2011/541 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 gün ve 77024 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı silâhla tehdit suçundan 6.000,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince, adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Silâhla tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2011 tarihli kararı ile 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nın 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın sanık tarafından süresinden sonra temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.09.2012 tarihli kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği, kesinleşen bu karar ile ilgili infaz aşamasında kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Sanık hakkında seçenek yaptırım olarak adli para cezasına hükmolunmasına karşın, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun uygulanmasına dair hukuka aykırılığa ilişkindir. II- Hukuksal Değerlendirme: 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında, kişi hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, beş bend halinde yer verilen hak yoksunluklarının uygulanacağı düzenlenmiş ve devam eden fıkralarında, “2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. (3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir. (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. ” hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen düzenlemelere göre, TCK’nın 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilebilmesi için kişi hakkında verilen sonuç cezanın hürriyeti bağlayıcı ceza olması gerekmektedir. İncelenen dosyada; TCK’nın 106/2-a, 29, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL. adli para cezasına mahkum olan sanığın cezası seçenek yaptırıma çevrildiğinden ve TCK’nın 50/5. maddesindeki, “Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.” hükmüne göre, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırıdır. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Silâhla tehdit suçundan sanık ... hakkında (KOCAELİ 2. ASLİYE CEZA) Mahkemesinin 04/11/2011 tarih ve 2009/118 esas, 2011/541 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, 2- Karardaki hukuka aykırılığın aynı kanun maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına ilişkin bölümün hükümden ÇIKARILMASINA, hükmün diğer kısımlarının olduğu gibi bırakılmasına, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/12092, K. 2013/23794, T. 26.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2013-12092-e-2013-23794-k-e7a2609f3217