Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/30622 E. 2011/4993 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/30622
Karar No
2011/4993
Karar Tarihi

Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1. maddesi delaletiyle 267/1, 43/1, 269/2. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın mükerrir olması sebebiyle cezanın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2007 tarihli ve 2006/518 esas, 2007/499 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 13.11.2010 gün ve 2010/68939 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2010 gün ve 2010/297255 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Hüküm tarihinden sonra 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi 1 ve 14. fıkraları karşısında, anılan Kanun'un geçici 1. madde 2. fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin kanun yararına bozma incelemesi sonrasında mahallinde yerine getirilebileceği düşünülerek yapılan incelemede; 1- Sanığa iddianame okunup kanunî hakları hatırlatılmadan sorgusu yapılmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 191 ve 147. maddelerine aykırı davranılmasında, 2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 108/1-e maddesinde, tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, sanığın adlî sicil kaydında yer alan hangi sabıkası sebebiyle tekerrür koşullarının oluştuğunun ve dolayısıyla mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verildiğinin hükümde gösterilmemesinde, isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; Savunma hakkıyla ilgili yasa yararına bozma isteğinin incelenmesinde; Sanığın savunmasının alınması için mahkemece bulunduğu yer asliye ceza mahkemesine 26.2.2007 tarihli talimat yazıldığı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin, başka suçtan ... Kapalı Cezaevinde tutuklu ve duruşmadan bağışık tutulmayı isteyen sanığa, C.Y.Y.'nın 147 ve 191. maddelerinde belirtilen haklarını hatırlatıp sorgusunu yöntemince yaparak savunmasını saptadığı 6.4.2007 tarihli talimat duruşma tutanağından anlaşılmaktadır. Sanığın esas hakkında savunmasını içeren 14.9.2007 tarihli talimat tutanağı içeriğini esas alan yasa yararına bozma isteği birinci neden yönünden isabetli bulunmamıştır. Tekerrür hükmü uygulamasına yönelik yasa yararına bozma isteğine gelince; 5237 sayılı T.C.Y.'nın 58.maddesinin 6.fıkrasında, "Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." 7.fıkrasında, "Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir." 5275 sayılı C.G.T.İ.H.Y.'nın 108. maddesinin 2. fıkrasında "Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz" hükümleri yer almaktadır. Y.C.G.K.'nun 17.4.2007 tarih ve 2007/71-98 sayılı kararında da " tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığı ve hükümlü hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve tekerrür nedeniyle hükümlünün cezaevinde kalacağı süreye eklenecek sürenin belirlenmesi için mahkumiyet hükmünde açıkça hangi hüküm nedeniyle kişinin mükerrir sayıldığı ve hangi mahkumiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekmektedir. Nitekim 5237 sayılı T.C.Y.'nın 58.maddesinin 6. ve 7. fıkralarında bu husus açıkça belirtilmiştir" denilerek yasal düzenlemeye paralel bir kabul benimsenmiştir. İncelenen dosyada, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan mahkumiyet kararında sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde sanığın iki ayrı mahkumiyetinin tekerrüre esas alındığı ve bu hükümlerdeki cezalar nedeniyle sanığın mükerrir olduğu belirtilmiştir. Mahkemenin, dayanak aldığı mahkumiyet kararını hükümde açıkça göstermeyen ve infazda tereddüde yol açabilecek tekerrür uygulamasının, hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamenin; 1) Bir numaralı bendindeki düşünce yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığının yöntemince sorgusu yapılmayan sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, 2) İkî numaralı bendindeki düşünce yerinde görüldüğünden başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan sanık ... hakkında, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 3.10.2007 gün ve 2006/518-2007/499 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, mahkumiyete ilişkin hükmün davanın esasını çözmeyen yönüne ilişkin bozma nedenine göre, anılan Yasa maddesinin 4/b fıkrası uyarınca, mahkemesince yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasına, 13.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/30622, K. 2011/4993, T. 13.04.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-30622-e-2011-4993-k-472b07209f20