Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/30297 E. 2013/14077 K. – İftira
Konu: İftira
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/30297
- Karar No
- 2013/14077
- Karar Tarihi
- Konu
- İftira
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İftira HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca Üst Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 2- Sanığın temyizine gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Somut olayda sanığın şikayeti üzerine yürütülen soruşturmada delil yetersizliği nedeniyle "kovuşturmaya yer olmadığına" dair verilen kararın, iftira suçunun işlendiğinin kesin kanıtı olamayacağı gibi tarafların iddia ve savunmalarına konu olgular karşısında, sanığın Anayasa'nın 74. maddesi ile teminat altına alınan "Anayasal dilekçe-şikayet hakkını” kullandığı gözetilmeden, iftira suçunun öğelerinin ve suçsuz olduğunu bildiği bir kişiye karşı suç yükleme özel kastının nasıl oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yasal temelden yoksun gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi, 2- Sanığın aynı konu ile ilgili birden fazla kamu kuruluşuna dilekçe göndererek müştekiler hakkında şikayetçi olması eyleminin birden fazla müştekiye karşı tek bir suç oluşturduğu ve sanık hakkında iftira suçundan bir kez hüküm kurulup TCK'nın 43. Maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, iki kez hüküm kurularak her hüküm için TCK'nın 43. maddesinin uygulanması, 3- Sabıkası bulunmayan sanık hakkında tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluştuğu şeklindeki gerekçe ile TCK'nın 51. maddesinin uygulanması karşısında, CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında üç bent halinde sıralanan uygulama koşullarının varlığı irdelenip tartışılmadan, “zararın giderilmediği" şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.