Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/12119 E. 2010/10379 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/12119
Karar No
2010/10379
Karar Tarihi

Resmi evlenme işlemi olmadan evlenmek için dinsel tören yapmak suçundan sanıklar ... ve ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 230/6, 230/5, 62. maddeleri gereğince ayrı ayrı 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Viranşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 14.07.2008 tarihli ve 2007/202 esas, 2008/132 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 08.04.2010 gün ve 22009 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2010 gün ve 90425 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Kanun'un 230/5. maddesinin Anayasa'nın 174. maddesi ile koruma altına alınmış olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun medenî nikâh ile ilgili hükmünü koruyarak bu hükmü ihlâl eden eylemleri yaptırım altına aldığı, söz konusu maddenin 5271 sayılı Kanun'un 231/14. maddesinde belirtilen suçlardan olduğu cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 231. maddesinin, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 14. fıkrasında, "Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174'üncü maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz."T.C. Anayasasının 174. maddesinde " aşağıda gösterilen inkılap kanunlarının, 4)17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 110. maddesi hükmü;" 743 sayılı Türk Medeni Yasasını yürürlükten kaldırmasına karşın evlendirme işleminin nasıl ve dini evlenmenin ne suretle yapılacağı konusunda eski yasadaki hükümlere paralel düzenlemeler içeren 4721 sayılı Türk Medeni Yasasının 141. maddesinde "Evlenme töreni, evlendirme dairesinde evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılır." 143/2 maddesinde ise "Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dini töreni yapılamaz." hükümleri yer almaktadır. İncelenen somut olayda, mahkemece, C.Y.Y.'nın 231. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Yasasının 141. maddesinde öngörülen yönteme uygun bir evlenme olmaksızın dinsel törenle evlenme suçunu işleyen sanık ... ile aile cüzdanını görmeden evlenmenin dini törenini yapan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin, C.Y.Y.'nın 231/14 maddesindeki sınırlayıcı hükmü gözetmeden her iki sanık hakkında verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu açıktır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, yasal yönteme uygun evlenme olmaksızın dinsel törenle evlenme suçundan sanık ... ile aile cüzdanını görmeden evlenmenin dini törenini yapan sanık ... hakkında, Viranşehir Sulh Ceza Mahkemesince verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen 14.7.2008 gün ve 2007/202-2008/132 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin mahkemesince yerinde yapılmasına 26.052010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/12119, K. 2010/10379, T. 26.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-12119-e-2010-10379-k-b01d12513378