Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/5334 E. 2026/3546 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali Ve Tahliye
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5334
- Karar No
- 2026/3546
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali Ve Tahliye
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/5869 E., 2024/469 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/528 E., 2022/1335 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın itirazın iptali yönünden kabulüne, tahliye talebi yönünden reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş; Dairece 30.09.2024 tarihli ilamla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 02.03.2026 tarihli tavzih dilekçesi ile, sözleşmeye konu adres bakımından hükmün düzeltilmesi talep edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 31.03.2026 tarihli ek karar ile davacı vekilinin tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Kural olarak tavzih kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabilirse de; aslı istinaf ya da temyiz edilemeyen bir hükmün tavzihine ilişkin mahkeme kararı da istinaf ya da temyiz edilemez. (Hukuk Genel Kurulunun 15.03.1969 tarihli ve 2/466-178 sayılı kararı)
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Daha önce istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen kararla ilgili olarak, tavzih talebinin reddine yönelik ek kararın temyiz incelemesinin asıl karara bağlı olarak yapılabileceği, dosya içeriğine göre, asıl dava dosyasında dava değerinin (itirazın iptali talebi yönünden 132.176,97 TL, tahliye talebi yönünden üç aylık kira bedeli 132.176,97 TL olmak üzere) toplam 264.353,94 TL olduğu ve bu miktarın karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmıştır. Buna göre, tavzih kararının dayanağı olan asıl karara bağlı olarak verilen (tavzih talebinin reddine yönelik) ek karar, HMK'nın 362/1-b maddesi kapsamında miktar itibariyle kesin olduğundan, davalı vekilinin temyiz talebinin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.