Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/4930 E. 2026/4216 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4930
Karar No
2026/4216
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3158 E., 2025/1408 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/685 E., 2024/623 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına karar verilmiş, belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat Ahmet Faruk Çiğil ile davalı vekili Avukat Bengüsu Dinç'in sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, eksikliklerinin giderilmesi bakımından Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilen dava dosyasının temyiz incelemesi için yeniden gönderildiği anlaşılmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirketin, yetkilisi/saha çalışanı aracılığıyla düşük komisyon oranı ve ekonomik avantaj sağlanacağı yönündeki beyanlarıyla müvekkilini sözleşme imzalamaya ikna ettiğini, imzalatılan belgelerin tip sözleşme olduğu ve değiştirilemeyeceği belirtilerek sözleşme suretinin müvekkiline teslim edilmediğini, sonrasında sözleşme hükümlerinin davalı lehine olacak şekilde komisyon oranı, fesih yasağı ve cezai şart düzenlemeleri eklenerek tek taraflı olarak değiştirildiğini, bu suretle müvekkilinin iradesinin sakatlandığını ve hileli işlemle zarara uğratıldığını ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin .... tarafından verilen tedarik lisansı kapsamında faaliyet gösteren elektrik tedarik şirketi olduğunu, elektrik satışında komisyon uygulaması bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme hükümlerine dayandığını, davacının tacir sıfatıyla sözleşmeyi inceleyerek ve iradi olarak imzaladığını, sözleşmede seçilen fiyatlandırma yönteminin %10 kâr oranı esasına dayandığını, sonradan piyasa koşullarının değişmesi üzerine davacının sözleşmeden kurtulmak amacıyla soyut ve dayanaksız iddialar ileri sürdüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 05.10.2022 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesinin imzalandığı, davacının sözleşmenin iradesi dışında doldurulduğu ve kâr payının %4,5 olarak kararlaştırıldığı iddiasını yazılı delille ispat edemediği, aksine taraflarca ibraz edilen sözleşme nüshalarında kâr oranının %10 olarak yer aldığı, basiretli tacir olan davacının boş bırakılan sözleşme hükümlerinin sonuçlarına katlanması gerektiği ve bu hususta taraf iradelerini ortaya koyan yazılı bir protokol bulunmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin gerçek irade uyuşmasına dayanmadığını, davalı şirket çalışanının %4,5 kâr marjı ve avantajlı tedarik koşulları vaadiyle boş tip sözleşmeyi imzalattıktan sonra sözleşmeyi %10 kâr oranı ile cezai şart hükümlerini tek taraflı olarak doldurmak suretiyle dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, bu nedenle sözleşmenin gerçek iradeyi yansıtmadığını, sözleşme aslının dosyaya getirtilmemesi, teknik mütalaa, emsal dosyalardaki bilirkişi raporları, ses ve görüntü kayıtları ile tanık delilleri dâhil tüm delillerin toplanıp değerlendirilmemesi nedeniyle eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik tedarik sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan kâr oranından daha yüksek oranda kâr oranı tahsil edilmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle tacir sıfatına haiz olan davacının basiretli davranmakla yükümlü bulunmasına, sözleşmede boş bırakılan kısımların sonradan mutabakata uygun şekilde doldurulacağı varsayımıyla imzalandığının ileri sürülmesinin tek başına irade fesadını ispatlamaya yeterli olmamasına, aksine sözleşmede boş bırakılan alanların bu şekilde imzalanmasının sonuçlarının baştan kabul edilmiş sayılacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/4930, K. 2026/4216, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-4930-e-2026-4216-k-a23c5ad3f9da