Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/345 E. 2026/1805 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/345
- Karar No
- 2026/1805
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/173 E., 2025/334 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1-Asıl davada davacılar vekili; basit elektrik işleri ve tamiratlar ile geçimini sağlayan müvekkillerinin murisi ...'ın davalılardan ...’in ısrarı ile arızayı gidermek üzere evinin önündeki elektrik direğine çıktığı sırada düşerek vefat ettiğini, davalılardan ... hakkında ceza davası açıldığını, davalılardan ...’in hiçbir güvenlik önlemi almadan desteği direğe çıkmaya zorlayarak, diğer davalı ... ’ın ise elektrik direğinin etrafına hiçbir uyarı levhası asmayarak ve direğe çıkmayı önleyici tertibat almayarak kusurlu olduğunu, ileri sürerek; şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacılardan ... için 40.000,00 TL, ... ve ... için 30.000,00’er TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasına sunulan ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini eş ... için 1.525.237,88 TL'ye, çocuklardan ... için 2.785,43 TL'ye, ... için 17.437,88 TL, ... için 47.651,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; meydana gelen olayda kusuru olmadığını, arızanın giderimi için diğer davalı ... ...’ı arayacağını söylemesi üzerine davacıların desteğinin kendisine olan borcundan kaynaklı mahcubiyeti nedeniyle direkteki arızayı gidermeyi istediğini, desteğe ısrarda bulunmadığını, desteğin direğe çıkması esnasında gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, elektrik direğinin mülkiyetinin kendisine ait olmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... ...; oluşan zarar ile şirketlerinin faaliyetleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, aydınlatma direği üzerinde uyarı levhası bulunduğunu, yine direğe tırmanmayı engelleyici nitelikteki koruyucu tertibatın da bulunduğunu, olay öncesinde şirketlerine herhangi bir arıza ihbarı yapılmadığını, destek ve diğer davalı ...’in ölüm tehlikesi içeren elektrik direğine tırmanmanın tehlikesi ve sonuçlarını bilebilecek olgunlukta olmalarına rağmen ağır kusurlu davranışları sonucu olaya sebebiyet verdiklerini, taleplerin de fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli kararıyla; dosyada toplanan deliller ve ceza dosyası kapsamı, ceza yargılamasında verilen beraat kararında hükme dayanak alınan maddi olgular ve fiilin hukuka aykırılığı konusunda yapılan tespit ve talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu içeriğinden, davacıların desteğinin ölümü ile sonuçlanan olayda davalıların kusurunun bulunmadığı, desteğin tam ve asli kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 30.11.2022 tarihli ilamla; Mahkemece üç ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bu raporlardan ilk ikisinde davalılardan ... ve ...'a ayrı ayrı kusur izafe edildiği, son alınan heyet raporunda ise, asli ve tam kusurun davacıların desteğinde olduğunun belirtildiği, Mahkemece ceza dosyası kapsamı ve son bilirkişi heyet raporunun dikkate alındığı ve tüm kusurun destekte olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, ceza dosyasında ve bu dosyada alınan ilk iki rapor ile son hükme esas alınan rapor arasındaki çelişki giderilmeden ve davalı ... ...'ın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 71. maddesi uyarınca tehlike arzeden işletmenin maliki ve işleteni olması nedeniyle kusursuz sorumlu olduğu gözetilmeden hüküm tesisi yoluna gidilmesi doğru görülmediği, mahkemece; içinde konunun uzmanı olan iş güvenliği ve elektrik/elektronik mühendislerinin yer aldığı ayrı bir bilirkişi heyetinden, davalı şirketin TBK'nın 71. maddesi uyarınca kusursuz sorumlu olduğu dikkate alınarak, ceza dosyasında ve bu dosyada alınan raporlar arasındaki çelişkileri giderir nicelik ve nitelikte rapor alınması ve ulaşılacak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların desteği ...'ın 04.07.2016 tarihinde dahili davalılar murisi ...'in evinin önünde bulunan arızalı sokak lambasını değiştirmek için çıktığı elektrik direğinden düşerek vefat ettiği, geriye mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ..., ..., ... ve ...'in kaldıkları, birleşen davada davacı ...'in desteğin babası olduğu, murisin ölümüne bağlı olarak düzenlenen otopsi tutanağına göre ölümün elektrik çarpması nedeniyle değil yüksekten düşmeye bağlı olarak gerçekleştiğinin tespit edildiği, Yargıtay bozma ilamı üzerine talimat mahkemesi aracılığı ile bilirkişi heyetinden temin edilen kök ve ek rapora göre, olayın meydana gelmesinde desteğin elektrik direğine çıkması ve sokak lambasını değiştirme yetkisi bulunmamasına karşın direğe çıkması nedeniyle %20 oranında, davalı ...'in yetkisi olmadığı halde arızalı lambayı değiştirmek üzere hiçbir güvenlik önlemi almaksızın elektrik direğine çıkartması sonucu ...'ın yüksekten düşerek ölümü ile sonuçlanan olayda %20, elektrik direğinin üzerine hiçbir uyarı levhası asmayarak ve direğe çıkmayı önleyici korkuluk takmayarak işletmenin maliki ve işleteni olması nedeniyle kusursuz sorumlu olan davalı şirketin yanmayan sokak lambasını zamanında değiştirmesi ve desteğin ...’ın direkten düşerek vefat etmesinde %60 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin TBK'nın 71. maddesi uyarınca tehlike arzeden işletmenin maliki ve işleteni olması nedeniyle ağır özen yükümlülüğü ve kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davacıların desteğinin ...'ın olayın oluşumunda %20 oranında bölüşük kusuru bulunmakta ise de, kusursuz sorumluluğu ortadan kaldıracak, davalı ... ile eylem arasındaki nedensellik bağını kesecek nitelikte olmadığı; hesap bilirkişinin kök ve ek raporlarına göre; asıl davada davacılar ...'nin 1.906.547,34 TL, ...'ın 3.481,78 TL, ...'ın 21.797,35 TL, ...'ın 59.563,74 TL, birleşen davada davacı ...'in 135.483,10 TL destekten yoksun kalma tazminatını davalılardan talep hakları bulunduğu ancak taleple bağlılık ilkesi gereği bedel artırım dilekçesinde talep edilen miktarların hüküm altına alınması gerektiği; manevi tazminat ceza olmadığı gibi, mamelek hakkına ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, olay tarihi, olayın oluş şekli ve süreci, ölenin yaşı, davacılara yakınlığı, olayın davacılar üzerindeki psikolojik etkisi, zararın ağırlığı, nitelik ve derecesi, davacılar desteğinin bölüşük kusuru, olay tarihi itibariyle paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi ve yukarıda belirtilen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin tüm ilkeler gözönünde bulundurularak; asıl davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 1.525.237,88 TL, ... için 2.785,43 TL, ... için 17.437,88 TL, ... için 47.651,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ile davacılardan ... için 30.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatının olan tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, birleşen2024/1276 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile 108.386,48 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olan tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, birleşen 2024/516 esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in20.000,00 TL manevi tazminatın 04.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı şirket vekili; bozma sonrası alınan kusur raporunda önceki raporlara ilişkin değerlendirmenin yer almadığını, somut olayda zarar görenin ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, müvekkili şirket tarafından periyodik bakım ve kontrollerin gerçekleştirildiğini, arıza ihbarı bulunmadığını, desteğin düştüğü direk üzerinde tırmanmayı engelleyici ve koruyucu tertibatın ve yazılı uyarı levhası bulunduğunu, hesap raporunda hesaplama hataları olduğunu, davacı eşin yeniden evlenme şansının ve davacı çocukların eğitim durumlarının hatalı belirlendiğini, TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmışsa da PMF tablosuna göre terditli bir hesaplama yapılmadığını, birleşen dosya davacısının oğlundan destek almadığı tanık beyanları ile sabitken tazminata hükmedildiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, asıl ve birleşen davaların zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili; müvekkillerinin murisine %20 oranında kusur atfedilmiş ise de, desteğin direğe kendi isteği ile çıktığını, gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, ceza dosyasında müvekkillerinin murisinin kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiğini, maddi ve manevi tazminat miktarlarının hatalı ve fahiş belirlendiğini, davacıların bakiye ömürlerinin fazla hesaplandığını, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıların desteğinin, davalı ...'in talebiyle evinin önündeki diğer davalı şirketin sorumluluğunda bulunan elektrik direğine elektrik arızasını gidermek için çıktığı sırada yere düşerek ölmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Temyize konu edilen kararın; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kusur oranlarının doğru şekilde tespit edilmiş olduğu, takdir edilen manevi tazminatın miktarının somut olayın oluş şekli ve özelliğine göre hakkaniyete uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı şirket ve dahili davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.