Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/2390 E. 2026/1387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2390
- Karar No
- 2026/1387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/... E., 2025/1502 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2007/... E., 2022/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; davalılar ... Eczanesi mesul müdürü ... ile işletmecisi ...in kurum sigortalılarına ve hak sahiplerine ait sağlık karnelerine sigortalıların bilgisi dışında, ... Hastanesinde görev yapan birleşen davada davalı ... ile uydurma tarih ve protokol numarası ile sahte reçete düzenlettirmeleri sonucunda davacı Kurumun 40,253,66 TL zarara uğradığını, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının raporu ile bu zararın sorumlulardan tahsiline karar verildiğini, 2005 yılı Eczane protokolünün 24. maddesine göre sahte küpürlerin tespiti durumunda reçete ve küpür bedelinin beş katı tutarındaki miktarın sorumlulardan tahsili gerektiğini, bunun 31.605,45 TL'sinin davalıların kurumdan olan alacaklarına mahsup edildiğini, alacak ve protokole aykırılık nedeniyle düzenlenen bakiye ceza toplamı 246.146,81 TL'nin davalılardan tahsili gerektiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; davalı doktorun, kurum sigortalılarına ve hak sahiplerine ait sağlık karnelerine sigortalıların bilgisi dışında, uydurma tarih ve protokol numarası ile sahte reçete düzenlediğini, sahte işlem nedeniyle kurumun uğradığı 40.253,66 TL zararın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, kurum tarafından mahsup edilmeyen 14.686,26 TL'nin tahsili gerektiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekilleri, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; itirazın kısmen iptali ile takibin (birleşen dava dosyasında da hüküm altına alındığı için tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) 215.954,56 TL asıl alacak ve 30.192,25 TL faiz olmak üzere toplam 246.146,81 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine; birleşen davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin (asıl davada hüküm altına alınan asıl alacağın içinde de bulunduğu için tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) 14.686,26 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıyı temsilen Av. ... adına düzenlenen ... 4. Noterliğinin 14.02.2014 tarihli ve ... yevmiye nolu vekaletnamesinin dosyaya sunulduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen 11.01.2022 tarihli kararın davacı ...-Kur (SGK) vekili Av. ... 'ın 21.09.2022 tarihli dilekçesine istinaden çıkartılan tebligatın usul ve yasaya uygun olarak 30.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 18.10.2022 e-imza tarihli dilekçe ile kararın istinaf edildiği, buna göre, 6100 sayılı HMK'nın 92/(2) ve 345/(1) maddeleri gereğince iki (2) haftalık olan istinaf kanun yolu başvuru süresi 30.09.2022 Cuma günü başlayıp, 14.10.2022 Cuma günü sona ermiş olup istinaf kanun yoluna başvuru talebinin 6100 sayılı HMK’nın 345. maddesi gereğince süresinde yapılmadığı, süresinden sonra yapılan istinaf istemleri hakkında İlk Derece Mahkemesince bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 tarihli ve 1989/3 E., 1990/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesince de bu yolda karar verilebileceği gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun usulden reddine karar verilmiş; karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararda, gerekçeli kararın kime ve ne şekilde tebliğ edildiğine dair yeterli açıklamaya yer verilmediğinden usulden ret kararı verilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye göre istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı tespitinin yerinde olduğu anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.