Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/186 E. 2026/3938 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/186
Karar No
2026/3938
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1644 E., 2025/2104 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/340 E., 2022/45 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilin davalı satıcı ... Otomotiv A.Ş.den 03.09.2020 tarihinde.....marka ....model sıfır aracı 229.850,01 TL bedelle satın aldığını, aracı satın aldığı tarihten itibaren henüz 6 ay dahi geçmeden 5 defa servise götürdüğünü, müvekkilinin aracını kızının kullandığını, onarım hakkı kullanılmasına rağmen araçtan beklediği faydayı göremediği gibi söz konusu aracın aynı hatayı vermeyeceğine dair güveninin de kalmadığını, davalılara ..... Noterliğinin 28.12.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek aracın misli ile değişimi, mümkün değilse satış bedelinin iadesini istediğini, davalı satıcı şirketin ihtarnameye cevap vermediğini, davalı ithalatçı şirketin ise dava konusu aracın ithalatçısı olmadıklarını, sadece yetkili servis hizmeti sağladıklarını, müvekkilinin arızalara ilişkin beyanlarını kabul etmediklerini bildirdiklerini, aracın gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün değilse oluşan zarar ve araç için ödenen satış bedeli için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 243.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... Otomotiv A.Ş. vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, derhal ihbar şartının yerine getirilmediğini, araç üzerinde yapılan incelemeler sonucunda araçta teknik açıdan herhangi bir sorun görülmediğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp olmadığını, araçta bulunan tek arızanın alternatör değişimi ile giderildiğini, aracın son servis girişinde yaşanan adblue arızasının üretim hatasından kaynaklanmadığını, taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesinin gözetilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ...Ş. davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu aracın 03.09.2020 tarihinde satın alındıktan sonraki son servis giriş tarihi dikkate alındığında tam 12 kez servise girdiği, ilk servis girişinde yapılan seramik kaplama işlemi ve 24.12.2020'de ad blue koyulması hariç diğer işlemlerinin tamamının aracın elektrik-elektronik sistemine ilişkin olduğunun bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği, bu arızaların hiçbirinin kullanımdan kaynaklanmadığı, tamamen üretimden kaynaklı olarak ortaya çıktığının anlaşıldığı, bununla birlikte yetkili servis tarafından garanti kapsamında verilen servis hizmeti esnasında, elektrik-elektronik sistem üzerinde ortaya çıkan arızalar sürekli olarak farklı sistem röle, tesisat vb. donanım ve yazılımı üzerinde tespit edilmiş olup, sorunların servis girişlerinde net olarak çözülemediğinin Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği, araçların elektrik-elektronik sistemlerinde, tesisatlarında ve ilgili donanımlarında meydana gelen arızaların önemli arıza niteliğinde olup, aracın seyir ve trafik güvenliğini etkileyebilecek nitelikte olan arızalar olduğu, dava konusu aracın satın alınmasından sonra, aracın ekonomik ömrüne göre çok kısa sayılabilecek olan 1 yıl içerisinde elektrik-elektronik sistemlerinde farklı tesisat, donanım ve yazılımları üzerinde ortaya çıkmış, kullanım hatasından kaynaklanmayan arızaların tamamının üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile dava konusu aracın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ayıpsız misli ile değiştirilmesine, İİK 24. maddesi hükümlerine göre aracın aynısının ayıpsız mislinin davacıya iadesine, ayıplı aracın ise davacı tarafından davalı satıcı firmaya takyidatsız olarak teslimine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun denetime olanak sağlayacak şekilde düzenlenip, hükme esas alınmaya yeterli olduğu, Mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri; davanın zamanaşımına uğradığını, derhal ihbar şartının yerine getirilmediğini, araç üzerinde yapılan incelemeler sonucunda araçta teknik açıdan herhangi bir sorun görülmediğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp olmadığını, araçta bulunan tek arızanın da giderildiğini, taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesinin gözetilmesi gerektiğini, tüketicinin seçimlik haklarını kullanma koşullarının gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı aracı uzun bir süre kullandığından kullanım bedelinin hakkaniyet gereği araç bedelinden düşülmesi gerektiğini, araçtaki hasarların incelenmesi suretiyle değer kaybının mahsubunun gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tüketicinin sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi, mümkün değilse satış bedelinin iadesi ve tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle alınan bilirkişi heyet raporu denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olup söz konusu raporda belirtildiği üzere, dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren 10 adet servis girişinin elektrik-elektronik sistemine ilişkin olduğu, aracın satın alınmasından itibaren 1 yıl içerisinde elektrik-elektronik sistemlerinde farklı tesisat, donanım ve yazılımlarında ortaya çıkan, kullanım hatasından kaynaklanmayan arızaların tamamının üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğunun tespit edildiği, yetkili servis tarafından garanti kapsamında verilen servis hizmeti esnasında, elektrik-elektronik sistem üzerinde ortaya çıkan arızaların sürekli olarak farklı sistem röle, tesisat vb. donanım ve yazılımı üzerinde tespit edildiği, sorunların servis girişlerinde net olarak çözülememesinin sıfır kilometre araçtan beklenilen faydayı ortadan kaldıran nitelikte bir durum olduğu, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının seçimlik hakkını misli ile değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete, taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine de uygun olduğu, davacının aracı, davalının da ödenen bedeli kullanması karşısında kullanım bedelinin mahsubu talebinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un özü ve ruhuna aykırı olduğu, dosya kapsamından dava konusu araçta herhangi bir hasarın söz konusu olmadığının anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/186, K. 2026/3938, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-186-e-2026-3938-k-9ac35b64ad72