Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6132 E. 2026/3250 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6132
Karar No
2026/3250
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1344 E., 2025/1471 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/44 E., 2023/389 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... marka ... model aracı 312.453,00 TL bedelle davalı şirketin yetkili servisinden satın aldığını, ancak aracın üretimden kaynaklı olarak arıza verdiğini, yetkili servis tarafından arıza geçici olarak giderilse de bu arızaların devam ettiğini ve toplam 7 defa tekrar ettiğini, müvekkilinin aracının yetkili serviste kayıt açılmayanlar da dahil olmak üzere toplam 13 defa tamir gördüğünü, yaklaşık 1 yılı aşan bu süreçte dava konusu aracın birçok kez servise götürüldüğünü ancak bugüne kadar araçtaki mevcut yapısal sorunların giderilemediğini ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafından talep edilen gerekli tüm işlemlerin eksiksiz bir şekilde gerçekleştirildiğini, araçta iddia edildiği gibi kronik arıza olmadığını, motor ikaz ışığının tekrarlı olarak yanmasının her defasında arızanın tekrarladığı anlamına gelmediğini, davacının aracındaki son emisyon sorununun münferit bir sorun olduğunu, oksijen sondası ve katalizör değişimi ile kalıcı bir şekilde çözülebileceğinin dava sürecinden önce kendisine bildirildiğini, ancak davacının hizmet almak istemediğini beyan ettiğini, her ne kadar davacı aracının 13 defa tamir gördüğünü iddia etmişse de toplam 9 adet servis girişi olduğunu, 5 adet motor ikaz lambası uyarısı dışındaki servis girişlerinin ikisinin periyodik bakım, birisinin ücretsiz yazılım güncellemesi birisinin de ön cam değişimi olduğunu, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarım yönünde kullandığını, tüm problemlerin garanti kapsamında giderildiğini, davacının arcını halen kullandığını, davacının ihbar sürelerine uyarak bildirimde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu araç ile garanti süresi içerisinde görülen çeşitli problemler nedeni ile en az 5 kez yetkili servise müracaat edildiği ve servis tarafından arızaya müdahale edildiği, en son 25.08.2021 tarihinde aracın katalizör sistemi veriminin eşiğin altında olduğu tespitinin yapıldığı, servis tarafından yapılan müdahalelere rağmen keşif tarihinde aracın elektrik kontrol ünitesinde kayıtlı arızaların devam ettiği, davaya konu araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu, bilirkişiler tarafından alınan raporlar hükme ve denetime elverişli olduğundan yeni bilirkişiden rapor alınması talebinin reddine karar verildiği, aracın sürekli olarak benzer sorunlar nedeniyle yetkili servise gittiği, sorunların halen devam ettiği ve sorunların üretici veya yetkili servis tarafından kalıcı olarak çözülemediği, bu nedenle davacının aracından tam manası ile faydalanamadığı, misli ile değişimin tarafların hak ve menfaatlerinde aşırı bir dengesizliğe yol açmayacağı, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporun hükme ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davaya konu davacı adına kayıtlı olan dava konusu aracın davalıya iadesi ile aynı teknik özellikleri taşıyan aynı marka ve model sıfır kilometre ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; infazda tereddüt olacak şekilde karar verilmesinin usule aykırı olduğu, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kamu düzeni bakımından kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davacının davaya konu aracı 312,453,00 TL bedelli faturaya istinaden satın aldığı görüldüğünden nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de bu miktar üzerinden hesaplanması gerektiği, bu nedenle Mahkemece vekalet ücretinin maktu olarak hesaplanmasının hatalı olduğu, yine davanın kabulüne karar verilmesi nedeni ile arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davacıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmakla davacının bu yönlere ilişkin istinaf isteminin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni bakımından kısmen kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden davanın kabulü ile davaya konu aracın tüm masrafları davalıya ait olmak üzere davalı tarafından aynı model ve özellikteki ayıpsız misli ile değiştirilerek davacıya verilmesine, davaya konu aracın davacı tarafından her türlü borçtan ve takyidattan arındırılmış bir şekilde davalıya iade edilmesine, aynen infaz mümkün olmadığı takdirde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesinin dikkate alınmasına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava dosyası içerisinde üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmiş bir raporun mevcut olmadığını, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçelendirilmediğini, yalnızca bilirkişi raporlarının alıntılandığını, dava konusu araçta herhangi bir kronik arızanın olmadığını, araçta giderilemeyen herhangi bir problemin olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte basit bir onarımla giderilebilecek bir arıza için aracın ayıplı olduğunun iddia edilmesi ve ayıpsız misli ile değişimin talep edilmesinin doğru olmadığını, dava konusu araçta sadece bir adet hata kodunun mevcut olduğunu, bu arızanın katalitik konvertör değişimi ile kalıcı olarak giderilebileceğini, bilirkişi raporunda kullanıcıdan kaynaklı faktörlerin incelenmediğini, davacının ihbar sürelerine uyarak bildirimde bulunmadığını, davacının seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını ve araçtaki tüm arızaların kalıcı olarak giderildiğini, 2019 model aracın ayıpsız misliyle değişime karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı hesaplaması yapılmadan misli ile değişime karar verilmesinin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle alınan bilirkişi raporları denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olup söz konusu raporlarda belirtildiği üzere, aracın geçmiş dönemlerde elektronik orijinli sorunlar yaşadığı, benzer sorunların bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve diagnostik tarama sırasında da tespit edildiği ve halen devam ettiğinin görüldüğü, dava konusu araç ile garanti süresi içerisinde en az 5 defa çeşitli problemler nedeni ile yetkili servise müracaat edildiği ve servis tarafından arızaya müdahale edildiği, servis tarafından yapılan müdahalelere rağmen keşif tarihinde aracın elektrik kontrol ünitesinde kayıtlı arızaların devam ettiğinin görüldüğü, arızaların meydana geldiği aracın kullanılmışlık düzeyi, parçaların niteliği ve kullanım yeri göz önüne alındığında dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının seçimlik hakkını misli ile değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine de uygun olduğu, davacının aracı, davalının da ödenen bedeli kullanması karşısında kullanım bedelinin mahsubu talebinin anılan 6502 sayılı Kanunun özü ve ruhuna aykırı olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6132, K. 2026/3250, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6132-e-2026-3250-k-73062b1a6ffa