Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6125 E. 2026/3258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6125
Karar No
2026/3258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/906 E., 2025/1373 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/45 E., 2024/288 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 09.09.2020 tarihinde davalı bankadan konut kredisi kullanarak bağımsız bölüm satın aldığını, dava konusu eve ipotek tesis edildiğini, davalı banka tarafından müvekkile ait konuta DASK ve özel konut sigorta poliçelerinin düzenlendiğini, prim ödemelerinin müvekkili banka hesabından düzenli olarak tahsil edildiğini, buna ilişkin onay verildiğini, 6 şubat depremi nedeniyle bağımsız bölümün hasar gördüğünü, müvekkile ait her yıl yapılması gereken DASK ve özel konut sigortası poliçelerinin poliçeleştirilmesi, prim ödemelerinin yapılması, yenilenmesi ve bilgilendirmelerin davalı bankaca yapılmadığını ileri sürerek; DASK ve özel konut poliçesi teminat tutarının deprem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili bankanın zorunlu deprem sigortası ve konut paket sigortası poliçelerini yenileme yükümlülüğünün bulunmadığını, bunların kredi kullanan müşteriye ait olduğunu, davacı konut kredisi kullansa da kullanmasa da zorunlu deprem sigortası yaptırmakla yükümlü olduğunu, müşterinin 2023 yılını kapsayacak DASK ve konut paket sigorta poliçesinin olmadığını, bankanın bilgilendirme yükümlülüğü kapsamında sisteme kayıtlı cep numarasına 07.12.2022 tarihinde yenileme süresi içerisinde hesabın müsait olmaması nedeniyle poliçe otomatik olarak yenilenemediğini, bu nedenle poliçenin iptal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı banka arasında tanzim edilen kredi sözleşmesinin sigortaya ilişkin hükümlerinde davacının sigorta poliçelerini yaptırmayı ve yenilemeyi davalı bankaya karşı taahhüt ettiği, davalı bankanın ise sigorta poliçelerini yapma ve yenileme konusunda yetkisinin bulunduğu, ancak bu yetkinin zorunluluk teşkil etmediği, davacı tarafından davalı bankaya konut sigortası poliçesinin yenilenmesi hususunda otomatik yenileme talimatı verildiği, davacıya ait taşınmaz için en son yapılan konut poliçesinin 29.12.2021-29.12.2022 tarihli olduğu, bu poliçenin davalı banka tarafından davacıya ait kredi kartı üzerinden yenilenmeye çalışıldığı ancak kredi kartının nakit işlemine kapatılmış olması nedeniyle yenileme işleminin yapılamadığı, deprem tarihini kapsayan bir poliçenin bulunmadığı, davalı banka tarafından 06.12.2022 tarihinde konut poliçesinin yenileneceği, kredi kartının ve hesabının müsait hale getirmesi gerektiği hususunda bilgilendirme mesajları atıldığı, davacı sigortalının konut sigortasının süresinin dolup dolmadığını takip etme ve sigortayı yeniletme konusunda üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, aradan bir süre geçmesine rağmen konut sigortası poliçesini yenilemediği ve yenilenmesi yönünde girişimde bulunmadığı, davacının iş bu davayı açmakta kötü niyetli ve haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, kredi ile bağlantılı Zorunlu Deprem Sigortası poliçelerinde yenileme sorumluluğunun kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma yükümlülüğünün ise davalı bankaya ait olduğu, davalı banka tarafından davacıya poliçenin yenilenmesi hususunda SMS yolu ile bilgilendirme yapıldığı, davalı banka tarafından yenilemenin yapıldığı ancak davacının kredi kartının asgari ödemesinin birden fazla üst üste yapılmaması nedeniyle kapalı olduğundan işlem yapılamadığı, davacının bu aşamadan sonra poliçesinin yenilenmesi için hesaplarını müsait hale getirip davalı finans kuruluşu tarafından zorunlu deprem sigortası poliçesinin yenilenip yenilenmediğini kontrol ile yükümlüğü olduğu, davacının aradan uzun bir süre geçmesine rağmen DASK poliçesini yenilemediği ve yenilenmesi yönünde gerekli girişimlerde bulunmadığı, davalı bankaya yüklenecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili davalı banka ile bağlantılı ... Sigorta ile yapılacak bütün poliçelere her yıl yenilenmesi ve hesabından prim ödemeleri yapılması için onay verdiğini, ayrıca müvekkile ait her yıl yapılması gereken Zorunlu Deprem Sigortası ve Özel Konut Sigortası poliçelerinin poliçeleştirilmesi, prim ödemelerinin yapılması, yenilenmesi ve bununla ilgili diğer bilgilendirmeler davalı bankaca yapılmadığını, kredi kuruluşları kullandırdıkları kredi nedeniyle yapılacak olan sigorta poliçelerinden sorumlu olduğunu, poliçe için gerekli miktarın banka hesabında mevcut olduğunu, davalı banka daini mürtehin olup zarara uğramamak adına gerekli önlemleri müvekkil kadar almakla sorumlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zorunlu deprem sigortasının yenilenmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, belirtilen gerekçeye, özellikle davalı bankanın kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6125, K. 2026/3258, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6125-e-2026-3258-k-1889c9e149fa