Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6123 E. 2026/3249 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6123
Karar No
2026/3249
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1673 E., 2025/2020 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/192 E., 2025/56 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalılardan ...'ın 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun (1416 sayılı Kanun) ve Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik uyarınca yüksek lisans ve doktora öğrenimi görmeyi, ardından da mecburi hizmetini ifa etmeyi taahhüt ettiğini, davalı asıl borçlu ... ve diğer davalı kefillerin yüksek lisans öğrenimi yönünden ... . Noterliğinin 20.11.2010 tarihli ve ... yevmiye numaralı taahhütname ve kefaletname senetlerini imzaladıklarını, davalı asıl borçlu ...'ın ABD'de başladığı yüksek lisans eğitimini tamamladığını, ardından ... . Noterliğinin 18.06.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ek taahhütnamesi ile önceki taahhütnamesindeki tüm şartları ve taahhütleri kabul ederek doktora öğrenimine başladığını, diğer davalı kefillerin de ... . Noterliğinin 18.06.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı kefaletname senedini imzaladıklarını, ancak davalı bursiyer ... doktora öğreniminin sona erdiği 01.09.2020 tarihinden itibaren 2 aylık yasal süre içerisinde görev talebinde bulunmadığından 01.09.2020 tarihi itibarıyla öğrencilikle ilişiğinin kesildiğini, davalı ...'a eğitimi için toplam 289.071,75 USD ve 17.280,73 TL ödeme yapıldığını, TL cinsinden yapılan harcamaların %50 fazlasının ödenmesi taahhüt edildiğinden davalılardan 25.921,10 TL istendiğini, müvekkili tarafından borcun ödenmesi için ihtarnameler gönderildiğini ancak borcun davalılar tarafından ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 289.071,75 USD ve 17.280,73 TL alacağın davalılardan (kefillerin her birinin sorumlu olduğu miktarla sınırlı olmak üzere) sarf tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkili ...'ın yüksek lisans eğitimini 02.05.2014 tarihinde tamamladığını, ancak doktora eğitimine devam ederken çalışma alanındaki öğretim üyeleri ile yaşadığı sorunlar nedeniyle çalışma alanını değiştirmek zorunda kaldığını, öğrenim sürecinde yaşanan bu tür sorunların müvekkilinin çalışma ve araştırma disiplinini olumsuz etkilediğini ve psikolojik yardım almak zorunda kaldığını, müvekkilinin 1416 sayılı Kanun kapsamında bursiyer statüsü sonlandırılmış olsa da, eğitimine devam ettiğini ve 14.06.2022 tarihinde doktora sunumunu yaparak doktora eğitimini tamamlayacağını, müvekkilin öğretim sürecini zamanında bitirememesi kendi kusuruna dayanmadığından tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını, yüklenme senetlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, davacı tarafından sunulan ödeme kayıtlarını kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, 29.11.2010 tarihli kefaletname üzerinden on yıl geçmesi ve 18.06.2014 tarihli kefaletnamenin şekil şartlarını karşılamaması nedeniyle kefillerin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli bulunan son alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, davalılardan ...'ın yüksek lisans eğitimini 02.05.2014 tarihinde tamamladığı, doktora eğitimini ise süre uzatımlarına rağmen tamamlayamadığından 02.09.2020 tarihinde temerrüte düştüğü, kefalet ve dava tarihi itibarıyla 10 yıllık hak düşürücü sürenin yüksek lisans öğrenimi için verilen 20.11.2010 tarihli kefaletname için kefiller yönünden dolduğu, doktora öğrenimi için verilen 18.06.2014 tarihli kefaletnamenin şekli geçerlilik koşullarını taşımadığı, 02.09.2020 tarihinde alacak muaccel hale geldiğinden davalının zamanaşımı def'ine itibar edilmediği gerekçesiyle; davacının davasının kısmen kabulü ile 280.811,77 USD'nin 02.09.2020 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD alacağına uyguladığı 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla ödeme tarihindeki TL karşılığının ve 25.921,10 TL'nin 02.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin döviz talebinin reddine, fazlaya ilişkin TL alacağı için davacının haklarının saklı tutulmasına, diğer davalı kefiller ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılardan ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında harcama belgesi olmadığı için 343,00 USD'nin hesaplamaya dahil edilmemesinin isabetsiz olduğu, döviz cinsinden yapılan uçak bileti harcamalarının yine aynı miktar döviz cinsinden tahsiline hükmedilmesi gerektiği, davacı Bakanlık tarafından dosyaya tercümesi sunulan belgeler ile ilgili olarak doğrudan hizmet temini suretiyle 36.000,00 TL ödeme yapıldığının mevcut fatura ile belgelenmesi nedeniyle, bu harcamanın yargılama giderlerinden sayılması gerektiğinin düşünülmemesinin yerinde olmadığı, davalı asıl borçlunun dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından ispatlanamadığı gözetildiğinde, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü ile faize bu tarih itibarıyla hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; tarafların istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın kabulü ile 289.070,25 USD'nin 29.04.2022 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD alacağına uyguladığı 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla ödeme tarihindeki TL karşılığının ve (taleple bağlı kalınarak) 17.280,73 TL'nin 29.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kefiller ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; döviz cinsinden alacaklarının 289.071,75 USD olduğunu, davalı kefillerin doktora öğrenimi yönünden verdikleri kefaletnamenin geçerli olduğunu, kefaletnamenin şekli geçerlilik şartlarını taşımadığına ilişkin değerlendirmenin somut olayın özelliklerine, tarafların açık beyanlarına ve hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmadığını, kefaletnamede faiz başlangıç tarihinin sarf (ödeme) tarihi olduğu açıkça belirtildiğini, söz konusu kefaletname yüklenme senedinin ferisi olduğundan her bir alacak kalemlerine sarf tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkeme aksi kanaatteyse temerrüt tarihinin hükme esas alınması gerektiğini, 19.11.2021 tarihli borç bildirimi her ne kadar davalı asıl borçluya tebliğ edilememiş ise de diğer davalı kefillere tebliğ edildiğini, davalı kefiller yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına eğitim için gönderilen davalı bursiyerin doktorasını bitirememesi nedeniyle yapılan masrafların asıl borçlu ve kefillerden tahsili istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle taahhüt senedinin tarafların serbest iradesiyle düzenlendiğinden geçerli olmasına, davalı asıl borçlu ...'ın süresinde ve taahhüt ettiği şekilde doktora eğitimini tamamlayamadığından adına tahakkuk edilen miktarı ödemekle sorumlu bulunmasına, imzalanan taahhüt senedinde faiz başlangıç tarihine ilişkin bir düzenleme bulunmamasına, yurt dışı eğitim masrafları nedeniyle ilgilinin sorumluluğunun ve ödenmesi gereken borç miktarının yüklenme senedine göre tespit edilecek olmasına, davalı ... ve ...'nin kefil sıfatıyla imzaladıkları yüksek lisans öğrenime ilişkin kefaletname 20.11.2010 tarihli olup, davanın açıldığı 29.04.2022 tarihi itibarıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 598/3 maddesinde öngörülen on yıllık süre dolmuş olduğundan davalı kefillerin borçtan sorumlu olmamasına, aynı Kanunun 583. maddesinde kefalet sözleşmesi için öngörülen şeklin geçerlilik şartı olmasına, davalıların kefil sıfatıyla imzaladığı doktora öğrenimine ilişkin 18.06.2014 tarihli kefalette kefillerin sorumlu oldukları azami miktar ile müteselsil kefil olduklarına dair beyanları kefillerin el yazısı ile belirtilmesi şartının somut olayda yer almadığından hükümsüz olmasına, yabancı para alacağının dava tarihindeki kura göre hesaplanan TL değeri üzerinden davalı kefiller lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin Dairenin yerleşmiş içtihatlarına uygun olduğunun anlaşılmasına ve temyiz edenin sıfatına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6123, K. 2026/3249, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6123-e-2026-3249-k-478095a60415