Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/128 E. 2026/3411 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/128
- Karar No
- 2026/3411
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1540 E., 2025/1714 K. DAVA TARİHİ : 23.03.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/115 E., 2023/279 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ...in ikiz gebelik sonucu sezaryen ile kendisini takip eden doktorun şehir dışında bulunması nedeniyle başka bir doktor tarafından doğumunun yaptırıldığını, çocuklarının sağlıkla dünyaya geldiğini, ancak rahimdeki kanamanın durdurulamadığını, bu nedenle başka hastaneye sevkedildiğini, tüm müdahalelere rağmen kanamanın durdurulamayıp rahminin alındığını, organ kaybı nedeniyle doktorun ve hastane yönetiminin sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek şimdilik Muazzez için 10.000.00 TL maddi, 650.000.00 TL manevi tazminatın, eşi müvekkil Özcan için 100.000.00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar Adana Özel A.Ş. ile ... vekili; müvekkili Dr. ... tarafından hastaya 07.02.2022 günü için sezeryan için doğum günü verildiğini, haftasonu şehir dışında olduğunu, hastanede acil durumlar için her zaman bir hekimin bulunduğunu, bu yüzden doğumun davalı... tarafından üstlenildiğini, doğumda atoni kanamanın gelişmesi nedeniyle müdahaleye devam edildiğini,... Hastanesine sevk edildiğini, kanamanın doğum sırasında meydana gelebilecek komplikasyonlardan birisi olduğunu, müvekkillerinin kusurlarının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; davacı ...'in doğuma bağlı olarak gelişen komplikasyona müdahale ederek hayatını kurtardığını, davacının gebelik takibinin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, geniş tıbbi imkanlara sahip olan... Hastanesine sevk edildiğini, atoni kanamasının öngörülebilir bir komplikasyon olmadığını, iri bebeklerin doğumundan sonra daha sık görüldüğünü, uterus atonisinin en yaygın ve en önemli semptomunun doğumdan sonra rahmin gevşemiş ve gergin kalmaması olduğunu, kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu bilirkişi heyet raporunda, anneye 06.02.2022 tarihinde...Hastanesi’nde ikiz gebelik, omuz geliş ve transvers situs tanılarıyla yapılan sezeryan ameliyatının endikasyonunun ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, doğum sonrası gelişen kanamanın uterin atoni kanaması olarak değerlendirildiği, uterin atoni kanamasının normal doğum ya da sezaryen doğum sonrası gelişebileceği ve çoğul gebeliklerde gelişme olasılığının daha fazla olduğu bu durumun her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen bir komplikasyon olduğu, kanamanın durmaması üzerine sevk kararının uygun bir yaklaşım olduğu, sevk edildiği sağlık kuruluşunda tedaviye rağmen kanamanın devam etmesi üzerine histerektomi ameliyatı yapılmasının komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olduğu şeklinde görüş bildirilmekle söz konusu rapor hükme esas alınarak davacıların maddi-manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ...'in ikiz gebelik yaşadığı, gebelik takibinin davalı Dr. ... tarafından yapıldığı, 04.02.2022 tarihinde başvurduğu davalı...Hastanesi’nde diğer davalı Dr. ... tarafından sezaryen planlandığı, davacı ...'in 06.02.2022 tarihinde ağrılarının başlaması nedeniyle davalı hastaneye başvurduğu, davalı... tarafından yapılan muayenesinde, 36-37 haftalık canlı ikiz gebelik, serviks 5-6 cm dilate, %50 efasman(+) poche (+), ilk fetus omuz prezantasyonu saptandığı, ikiz gebelik + omuz prezantasyonu + transvers situs tanısıyla sezeryana alındığı, önce omuz prezantasyonu geliş ile 6/8 apgarlı 2060 gram erkek, transvers situs ile 6/8 apgarlı 1900 erkek bebeklerin doğurtulduğu, ikinci bebeğin situsuna bağlı olarak sol kornial bölgesinde myometriumun incelenmesine bağlı yalancı horn oluştuğu, uterus intraoperatif atonik tarzda kanama mevcut olduğu, kaviteye 1 adet cytotec, 1 adet batına cytotec konularak uterusun suture edildiği, kan tranfüzyonu yapılarak hemodinamiği düzeltildiği, ardından ... Üniversitesi Tıp Fakültesi... Hastanesine sevk edildiği, yapılan USG’de; uterin kavitede hematom alanı izlendiği, kan transfüzyonu yapıldığı, 07.02.2022 tarihinde revizyon küretaj yapıldığı, vaginal kanamanın devam etmesi üzerine histerektomi yapıldığı, ATK raporunda 06.06.2022 tarihinde...Hastanesinde ikiz gebelik, omuz geliş ve transvers situs tanılarıyla yapılan sezeryan ameliyatının endikasyonunun ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, doğum sonrası gelişen kanamanın uterin atoni kanaması olarak değerlendirildiği, uterin atoni kanamasının normal doğum ya da sezaryen doğum sonrası gelişebileceğinin ve çoğul gebeliklerde gelişme olasılığının daha fazla olduğunun tıbben bilindiği, bu durumun her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen bir komplikasyon olduğu, kanamanın durmaması üzerine sevk kararının uygun bir yaklaşım olduğu, sevk edildiği sağlık kuruluşunda tedaviye rağmen kanamanın devam etmesi üzerine histerektomi ameliyatı yapılmasının komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olduğu, kişinin doğumunu gerçekleştiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı...’ın ve doğum sonrası takiplerini yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. ...’in uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği kanaatine varıldığı, her ne kadar davacılar tarafından davacı ...'in rahminin kesildiği ve plasentanın da içeride bırakıldığı ileri sürülmüş ise de; gerek davalı Hastanede ve gerekse davacı ...'in sevk edildiği ... Üniversitesi Tıp Fakültesi... Hastanesindeki ameliyat raporlarında rahmin kesildiğine yönelik bir tespitin bulunmadığı gibi ... Üniversitesi Tıp Fakültesi... Hastanesindeki 07.02.2022 tarihli ameliyat raporunda "gelen materyalin rest plesenta değil endometriel doku" olduğunun açıkça belirtildiği, ATK raporunun gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ATK raporu hükme esas alınarak davanın reddine yönelik verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; müvekkili hastanın Dr. ...'e ulaşamadığını, davalı Hastanenin araç ve gereçlerinin yetersiz olması sebebiyle sevk edildiğini, sezaryen ameliyatında rahmin kesildiğini ve plasentanın içerde bırakıldığını, çocuk doğurması imkanının kalmadığını, gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, yapılan tıbbi işlemlerde davalı hekim ve hastanenin ihmal ve kusurunun bulunmamasına, ATK raporunun denetime elverişli olmasına, davacı ...'in rahminin kesildiği ve plasentanın da içeride bırakıldığı ileri sürülmüş ise de; gerek davalı Hastanede ve gerekse davacı ...'in sevk edildiği ... Üniversitesi Tıp Fakültesi... Hastanesindeki ameliyat raporlarında rahmin kesildiğine yönelik bir tespitin bulunmamasına, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi... Hastanesindeki 07.02.2022 tarihli ameliyat raporunda "gelen materyalin rest plesenta değil endometriel doku" olduğunun açıkça belirtildiğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.