Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/806 E. 2025/4671 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/806
Karar No
2025/4671
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1473 E., 2024/2566 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1405 E., 2023/1434 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'ın 11.07.2021 tarihinde .. Mahallesi, .. Sokak, No:.. adresinde boya işi yaptığı sırada enerji nakil hattından kaynaklı elektrik çarpması sonucu yüksekten düşüp vefat ettiğini, enerji nakil hattının yanlış yere yapıldığını, olaydan önce mahalle muhtarının bu konuda davalı şirkete yazılı ve sözlü başvuruda bulunduğunu, davacıların murisin ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldığını ileri sürerek, davacıların her biri için şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, müvekkili .. için 50.000,00 TL ve diğer davacılar için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 210.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahen dava değerini 1.598.353,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıların murisi ..'in yüksekten kendi kusuru ile düşüp düşmediği ya da kendi kusuru sonucu elektrik teline çarpıp çarpmadığının belli olmadığını, iddia edilen olay tarihi öncesinde dava konusu yerde herhangi bir arıza ihbarı yapılmadığını, konuya ilişkin olarak bakım, onarım, arıza ve denetim işinin o dönem faaliyet gösteren alt yüklenici dava dışı .. Elektrik Hizmetleri Adi Ortaklığı sorumluluğunda olduğunu ve davanın ihbarını talep ettiklerini, ayrıca adam çalıştıran sıfatıyla dava dışı ...'in de kusurlu olduğunu, murisin kusurunun araştırılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; elektrik dağıtım işinin yüksek risk içermesi nedeniyle davalı ... şirketinin ağır özen yükümlülüğü altında olduğu, sürekli gözetim ve denetim sorumluluğunun bulunduğu, kusursuz sorumlulukta zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu olmadığı, aksine kusursuz sorumlu olan davalının olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerektiği, illiyet bağının mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru halinde kesilerek sorumluluğun ortadan kalkacağını, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; "Kuvvetli akım tesisleri her türlü işletme durumunda, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılmalıdır. Herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki kuvvetli akım tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine (aktif bölümler) dokunulması olanaksız olmalıdır ve ilerideki bölümlerde belirtilen emniyet mesafeleri ile koruma önlemleri sağlanmalıdır." hükmü ve 27. maddesinde ise; "Tesislerin ve aygıtların teknik belgelerinde belirtilen aralıklarda bakım ve onarımları yapılmalıdır. Yapılan bakım ve onarımlar kalıcı bir şekilde kaydedilmelidir." düzenlemesi gereği enerji nakil hattının sahibi olan davalının, bu yapı eserinin fena yapılmasından, bakımı ve işletilmesindeki eksikliklerden sorumlu olduğu, bu tür hatları kişilerin can ve mal güvenliği açısından tehlike arz etmeyecek şekilde inşa etmek, bulundurmak, bu hatlara güvenli yaklaşma sınırının aşılmasını önleyici tedbirleri almakla yükümlü olduğu, dosyaya kazandırılan kusur raporunda davalı şirketin kusuru ile dava dışı üçüncü kişinin kusurunun toplamda % 75 olarak belirlendiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların gelecekte yaşayacağı muhtemel eksiklik ve mağduriyetlerin dikkate alındığı, davalı şirket ile dava dışı üçüncü kişinin davacılara karşı haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin tümüyle kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hükme elverişli olduğu, davalının kusursuz sorumluluk ilkesi gereği illiyet bağının kesildiğini yada bulunmadığını ispat etmesi gerektiği, ancak illiyet bağının kesildiğini ispat edemediği, ölenin kusurunun illiyet bağını kesecek nitelikte olmadığı, olayın oluş şekli, kusur durumları, paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde davacılar lehine takdir edilen tazminatların yerinde olduğu, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu olayda kastının veya kusurunun bulunmadığını, olayın davacılarının murisi ...'in tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde ağır ihmali ve kusuru neticesinde meydana geldiğini, elektrik tesisinin teknik standartlara uygun inşa edildiği gibi periyodik bakımlarının da düzenli yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) gereği zarar gören zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, desteğin elektrik akımına kapılarak ölmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragraf dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanunun 52. maddesinin birinci fıkrası; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmünü havidir. Hükme esas alınan 22.01.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporuna bakıldığında; dava dışı ...'in işveren olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğinden %25 oranında, davacıların murisinin tehlikeyi farkedecek yaşta olması, gerekli itina ve dikkati göstermemesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, davalı Şirketin yüksek gerilim enerji nakil hattını emniyet mesafesi açısından mevzuata uygun olarak tesis etmediği gerekçesiyle %50 oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. 03.04.2023 tarihli hesap bilirkişi raporunda ise; "kusur indirimi yapılmayarak, kusur hususunda takdir mahkemeye bırakılmıştır." denilmektedir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davaya konu olayın meydana gelmesinde davacıların murisinin %25 oranında kusurlu olduğu gözetilerek, davalının sorumlu olduğu miktardan murisin kusurlu olduğu oranda indirim yapılarak maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yukarıdaki şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/806, K. 2025/4671, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-806-e-2025-4671-k-756e0df9ca93