Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5986 E. 2026/3496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5986
Karar No
2026/3496
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1974 E., 2025/1868 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaynarca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/17 E., 2024/436 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafça 12.12.2012 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla müvekkili şirkete iki ayrı taşınmazın tahsisinin yapıldığını, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirildiği halde tahsisi yapılan taşınmazlara Organize Sanayi Bölgesi Uygulama Yönetmeliği (Yönetmelik) uyarınca süresi içinde inşaata başlanmadığı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadığı gerekçesiyle Yönetim Kurulunun 10.05.2023 tarihli kararıyla tahsislerin iptal edildiğinin noterde keşide edilen ihtarname ile bildirildiğini müvekkili şirkete tahsisi yapılan parsellere ilişkin süresi içerisinde gerekli tadilat projesine başlandığını, yapı ruhsatı alındıktan sonra tadilat projesinin hazırlanması aşamasında Covid 19 pandemisi ve ekonomik değişiklikler sebebiyle projesinin yapımının etkilendiğini, müvekkili şirkete yapılan parsel tahsislerinin iptalinin gerekçesinin bulunmadığını, davalı tarafından gönderilen ihtarnamelerde de iptal sebeplerinin detaylıca belirtilmediğini, parsellerdeki iş ve işlemlere ilişkin müvekkilin bilgisine başvurulmaksızın tahsislerin iptali yoluna gidildiğini ileri sürerek; davalı Organize Sanayi Bölgesi içindeki taşınmazların müvekkil şirket adına yapılan tahsislerin iptaline ilişkin 10.05.2023 tarihli Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafa yapılan tahsisin ardından geçen 11 yıllık süreden bu yana parsellerin boş olduğunu, davacı tarafın yapılan tüm bildirimlere rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, tahsis iptali tarihi itibarıyla yapı ruhsatının geçersiz olduğunu, işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığını, şantiye şefi ve yapı denetim firmasını dahi bildirmediğini, hiçbir inşai faaliyette bulunmadığını, davacı tarafa 07.08.2017, 03.11.2017, 17.11.2017, 21.09.2018 tarihli yazılar ile "süresinde yapı ruhsatı alması ve üretime geçmesi gerektiği aksi halde tahsis hakkının iptal edileceği", 15.10.2019 tarihli yazı ile "tahsis hakkının iptal edileceğini", 24.12.2019 tarihli yazı ile "yapı ruhsatlarının yenilenmesi gerektiğini", 02.07.2020 tarihli yazı ile "yapı denetim firmasının bulunmadığını", 27.09.2021 tarihli yazı ile "OSB Yönetim Kurulu tarafından verilen 2 yıllık sürenin 28.04.2022 tarihinde sona ereceğini", 05.08.2022 tarihli yazı ile "Bakanlık tarafından verilen ek sürenin 28.04.2023 tarihinde sona ereceğini ve bu süre zarfında inşaatın tamamlanarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınması gerektiğini", 08.03.2023 tarihli yazı ile "yapı ruhsatı süresinin dolduğu" yönünde yazılı bildirimlerin yapıldığını, 28.04.2022 tarihli tutanak ile "inşaat işleri ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadığı", 23.08.2022 tarihli tutanak ile "ruhsatı yenilemeyip yapı denetimi olmadığı, inşaat işleri ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadığı", 30.09.2022, 31.10.2022, 30.11.2022, 30.12.2022 tarihli tutanaklar ile "ruhsatı yenilemeyip yapı denetimi olmadığı, inşaat işleri ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadığı," hususlarının saha denetimlerinde tespit edildiğini, fotoğraflandığını, bu süre zarfında idarenin takdirinde olan tüm süre uzatımların da uygulandığını, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca davacı şirkete 28.04.2023 tarihine kadar 1 yıllık ek süre verildiğini, bu süre zarfında davacı tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınması gerektiği bildirildiği halde davacı tarafından hiçbir inşai faaliyette bulunulmadığını, tahsis tarihinden 8 yıl sonra gelişen koşulların inşai faaliyette bulunulmamasına mazeret oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davacı şirket Covid 19 ve ekonomik değişiklikler nedeniyle inşaatı tamamlayamadığını belirtmişse de, davacı şirket tarafından 2016 yılından 2023 yılına kadar geçen süre içerisinde sadece hafriyat çalışmalarının tamamlandığı, Yönetmeliğin 60. maddesinde düzenlenen ve davacı şirkete verilen süre ile ek sürelere rağmen kurulacak tesise ilişkin inşaat çalışmasına başlanmadığı, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadığı, davacı tarafın iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alınamamasına yönelik mazeretlerinin makul olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 02.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmeliğin arsa tahsisinin iadesi veya iptali başlıklı 60. maddesinde öngörülen ilave ve azami süreler içerisinde iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatını almadığı, tahsis kararından bu yana 12 yılın geçtiği, davacının mücbir sebep ve itirazlarının makul görülmediği, Yönetmelik hükümlerine aykırı bir şekilde verilen nihai süreye rağmen iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesince verilen "Davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik talebinin reddine," ilişkin 15.03.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına, görevsiz Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/524 Esas, 2023/598 Karar sayılı dosyasından 03.10.2023 tarihli tensip zaptının (7) nolu ara kararı ile verilen "davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 300.000,00 TL teminat karşılığı kabülüne; Sakarya ... Mahallesi 1 59... ve 2 parsellerin dava dışı başka bir şahsa tahsis ve devrinin önlenmesine" ilişkin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararının kaldırması işleminin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tahsisi yapılan parsellerle ilgili olarak süresi içerisinde gerekli tüm iş ve işlemler ile gerekli tadilat projesine başlandığını, yapı ruhsatını aldıktan sonra, tadilat projesinin hazırlanması aşamasında müvekkili şirketten kaynaklanmayan birtakım sebeplerle aksaklıklar yaşandığını, bu sorunların çözümü için gerekli girişimlerde bulunulduğunu, Covid 19 pandemisi ve ekonomik değişiklikler sebebiyle projenin yapımının etkilendiğini, söz konusu projede devamlı değişiklikler yapılmak durumunda kalındığını, parsellerdeki iş ve işlemlere ilişkin müvekkilinin bilgisine başvurulmadan doğrudan parsel tahsislerinin iptaline karar verildiğini, yapı denetim ruhsatını alındığını, tadilat projesinin hazırlanması adına da gerekli işlere başlandığını, hizmet sözleşmesi imzaladığını ancak inşaata başlanmadığını, keşif deliline dayanıldığı halde Mahkeme tarafından keşif yapılmaksızın karar verildiğini, müvekkilinin 4562 sayılı Kanun ve Yönetmelik uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ödemelerini yaptığını, parsel tahsislerinin iptali için herhangi bir iptal gerekçesi söz konusu olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz tahsislerinin iptaline ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle parsellerin tahsis edildiği tarihten bu yana inşaata başlanmadığı yönünde davacının kabulünün bulunmasına, buna göre keşif yapılmasının dosyaya katkı sağlamayacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5986, K. 2026/3496, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5986-e-2026-3496-k-9e0e82b6ea5a