Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5708 E. 2026/3168 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5708
Karar No
2026/3168
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1862 E., 2025/2310 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/2172 E., 2023/1489 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalının müvekkili şirketin elektrik abonesi olduğunu, müvekkili şirket çalışanlarınca yapılan kontrollerde kesik olan enerjiyi yükümlülükleri yerine getirmeden açarak kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanağın resmi belge niteliğinde ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu, aleyhine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı neticesinde durduğunu, dava konusu alacağın belirli ve likit olduğunu ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; kaçak tahakkuku için davacı şirketin Bakanlıktan aldığı bir kısım ödemenin ve davacı şirketin el koyduğu doğrudan gelir destekleme ödemelerin mahsubu gerektiğini, müvekkili tarafından kaçak elektrik kullanılmadığını, davacı şirketin tuttuğu tutanakların resmi belge niteliğinde olmadığını, fatura müvekkiline tebliğ edilmeden icra takibine girişildiğini, davacının müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasını somut belgelerle ispat etmek mecburiyetinde olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin kaçak tespitine ilişkin görüntü kaydı sunmadığı, davacı tarafından yapılan kaçak elektrik tespitinin ve bu tespite dayalı olarak tahakkuk ettirilen faturanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 42. ve 43. maddelerine uygun olmadığı, davacı şirketin alacaklı olduğunu ve davayı ispat edemediği, davacının mevzuata aykırı olarak yaptığı tahakkuk ve başlattığı icra takibi nedeniyle kötü niyetli olduğu gerekçesiyle; davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın % 20'si nispetinde hesaplanan 39.915,65 TL kötü niyet tazminatına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında kaçak kullanıma ilişkin fotoğraflama bulunmadığı gibi usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir kesme tutanağının da yer almadığı, davacının kaçak kullanımına dair ispat külfetini yerine getirmediği, davanın reddinin yerinde olduğu, ancak kötü niyet tazminatı yönünden; davacı şirket tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılmasının da şart olduğu, somut olayda davalının davacı şirketin kötü niyetle takip yaptığını ispat edemediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; tüm deliller toplanmadan, yeterli ve gerekli değerlendirme yapılmadan soyut gerekçeler ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu kaçak elektrik tespit tutanaklarının Yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiğini, her ne kadar Mahkemece görüntü veya video kaydı sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, OSOS verilerinden usulsüz bir tüketim yapıldığının açıkça anlaşıldığını, sırf görüntü kaydı alınmadı diye kaçak kullanımı yapılmadığı sonucunun çıkartılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kesme tutanaklarının usulüne uygun düzenlenmediği yönündeki gerekçenin de yerinde olmadığını, sayaçtan geçen bir elektrik kullanımının mevcut olduğunu, elektrik enerjisini ilgilendiren ve teknik bilgi gerektiren dava konusunda keşif icra edilerek bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin usule aykırı bulunduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağının aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; davacı şirketin kaçak iddiasına dair fotoğraf ve kesme tutanağı gibi en temel evrakları sunmadığını, mevzuat uygulayıcısı olmasına rağmen usul ve yasaya aykırı tutanaklara dayanarak kötü niyetle icra takibi başlattığını ileri sürerek, kararın kötü niyet tazminatı yönünden bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, Yönetmeliğin 43/5 maddesi uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde; davacı ... şirketinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasının ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olmasına, ispat yükü üzerinde olan davacı şirketin davalı abonenin kaçak elektrik kullandığını ispat edememesine, icra takibine konu edilen miktara ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı şirketin kötü niyetli olduğunun davalı tarafça ispat edilememesine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5708, K. 2026/3168, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5708-e-2026-3168-k-37b2607a4b4c