Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5679 E. 2026/2552 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5679
- Karar No
- 2026/2552
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/153 E., 2025/1328 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/209 E., 2024/285 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı babası adına kayıtlı iki katlı ve bahçeli müstakil evin kullandığını, 09.06.2020 tarihinde çıkan yangın neticesinde söz konusu evin tamamen kül olduğunu, ... Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığınca düzenlenen yangın raporunda; evin tümden yanmış olduğunun, yangının çıkış sebebiyle ilgili olarak herhangi bir bulguya rastlanılamadığının ve sebebinin tespit edilemediğinin belirtildiğini, olayla ilgili Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2020/13810 soruşturma sayılı soruşturmada kolluk güçleri tarafından hazırlananan olay yeri inceleme raporunda; elektrik şebeke bağlantısını sağlayan antigron kablonun iç kısmından yanmış olduğu ve şebekeye bağlantı noktasından havai hat teline temas etmiş olduğunun belirtildiğini, soruşturma dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda; yangının meskenin enerji ihtiyacını karşılayan antigron kablonun şebekeye bağlantı noktasından kısa devre olmasından dolayı başladığı, kablonun içten içe yanarak yangının meskene sirayet etmiş olduğu ve yangının başladığı noktanın davalı şirketin sorumluluğunda olduğunun tespit edildiğini, meskene ait elektrik aboneliğinin bulunduğunu, davalı şirketin dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davrandığını ve meydana gelen neticeden kusursuz sorumlu olduğunu ileri sürerek; yangın neticesinde meydana gelen hasar bedelinin, diğer kayıpların ve yenileme bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.09.2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini 95.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu taşınmazın davacıya ait olmaması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu yangın olayı anında köyün muhtarının araması üzerine müvekkili şirket personellerinin vakit kaybetmeden yangın mahalline ulaştığını, olay yerine gelindiğinde çevredekilerin taşınmazın alt katında mangal yakıldığını ve bu mangalın da tam olarak söndürülmemesinden dolayı yangının çıktığı yönünde bilgi verdiklerini, ayrıca şirket personelinin elektrik hattında yaptığı kontrollerde herhangi bir arıza olmadığını, yangın anında bile evde elektrik enerjisinin olduğunu ve şebekeden eve enerji sağlayan antigron kablonun sağlam olduğunu tespit ettiklerini, davacının zararını tam olarak açıklamaması nedeniyle tazminat taleplerinin açıklattırılması geretiğini, meydana gelen olayda müvekkili şirketin kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli kararıyla; elektrik aboneliğinin davacının babasına ait olduğu, dava konusu aboneliğin ihtilaf konusu dönemde hiç davacıya ait olmadığı, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığının gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2022 tarihli kararıyla; davacının dava konusu taşınmazı kullanıp kullanmadığı, taşınmazların davacının tasarrufunda olup olmadığı ve taşınmazı elde tutmasında hukuken korunması gereken bir hakkının bulunup bulunmadığı araştırılarak, davaya konu taşınmaz ve içindeki zarar gören eşyaların davacıya ait olup olmadığı konusunda yeterli bir araştırma ile belgelendirilmesi, gerekirse yapılacak keşif ve toplanacak deliller ile tereddüte mahal vermeyecek şekilde araştırılması suretiyle sonucuna uygun hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanları ve beyanı destekler nitelikteki olay yeri inceleme tutanağındaki tespitler ile davacının dava konusu meskende zilyetliğinin bulunduğu, sürekli ikamet etmese de hafta sonları gitmek suretiyle ilgilendiği evde bulunan eşyaları kullandığı, kardeşlerinin taşınmazda hak iddia ettiklerine dair veya davacı dışında başkaca mirasçıların kullanımında bulunduğuna dair dosyaya yansıyan belge bulunmadığı, dava tarihinden önce davacının babasının vefat etmiş olduğu, davacının yangın tarihinde de zilyetliğinin bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarıyla; savcılık dosyasında alınan rapor ve CD kaydı da incelenerek, yangının bahse konu yapıyı elektrik şebekesine bağlayan antigron kablonun şebekeye bağlandığı noktada başladığı, yangının başlangıç noktasında şebeke kablosuna ait faz ucunun, antigron kabloya 5-6 tur dolandırılarak bağlanması nedeniyle aşırı ısınmadan dolayı antigron kablonun içten içe yanarak yapı elektrik sayacına kadar geldiği ve buradan da yapıya sirayet edildiğinin tespit edildiği, dolayısıyla meydana gelen zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu, davacıya atfı kabil kusur bulunmadığı, bilirkişi raporuyla; yapı bedelinin olan 75.000,00 TL, buzdolabı değerinin ise 2.000,00 TL olduğunun hesaplandığı, davacı tarafın talep ettiği diğer alacak kalemleri yönünden ispata dair belge sunmadığı, keşifte, savcılık dosyasındaki tutanaklarda ve dosyada yer alan CD kaydında ev içerisinde olduğu iddia edilen diğer eşyalara dair bir tespit yapılamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 77.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu evin zilyetliğinin davacıya ait olduğu, alınan denetime elverişli raporla dava konusu yangının yapıyı elektrik şebekesine bağlayan antigron kablonun şebekeye bağlandığı noktada başladığının tespit edildiği, davalı şirketin sorumlu olduğu, yine yangın tarihi itibariyle gerek evin değerinin gerekse evin içerisinde olduğu tespit edilen buzdolabının değerinin tespitinin yapıldığı, evde başkaca eşyalar olduğu iddiasına yönelik ispat yükünün davacıda olduğu, bu konuda yargılamanın ilk aşamasında tazminat taleplerinin açıklattırılmasına karar verildiği, davacı tarafça 16.09.2021 tarihli dilekçeyle yargılama sırasında Mahkemece tespit edilmesinin talep edildiği, davacı tarafça buzdolabı dışında evde başka eşyaların da bulunduğu iddia edilmiş ise de gerek keşif sırasına yapılan tespitte gerekse kollukça yapılan tespitte yangın nedeniyle evin yıkıldığı ve enkazın kaldırıldığının bildirildiği, bu nedenle eşyalara ilişkin bir tespitin yapılmadığı, davacının talebini somutlaştırmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; zarar tespitine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, emsal ev karşılaştırılması yapılmadan evin değerinin hatalı belirlendiğini, raporda yer alan; dava dilekçesinde buzdolabının yandığı beyan edildiği gerekçesi ile yalnızca buzdolabının değeri hesaplandığı iddiasının hatalı olduğunu, dava dilekçelerinde böyle bir ibarenin bulunmadığını, dava dilekçesinde ev ile birlikte içerisindeki eşyaların tamamının yandığı beyan edildiğini, bilirkişi heyeti tarafından her evin içerisinde olan ortalama eşyaların tamamı için değerlendirme yapması gerekirken sadece buzdolabı için değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, buzdolabı değerinin de hatalı belirlendiğini, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretlerinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; yangının elektrik tellerinde çıktığı hususunun taraflarınca kabul edilmediğini, bilirkişinin tespitinin tahminden ibaret olduğunu, müvekkili şirket personelinin olay yerine gittiğinde taşınmazın alt katında mangal yakıldığını ve yangının mangalın söndürülmemesinden meydana geldiğini tespit ettiğini, kablo yanması halinde o bölgede elektrik arızası meydana gelmesi gerektiğini, ancak herhangi bir arızanın meydana gelmediğini, davacı tarafın yangının çıkış nedenini ispatlayamadığını, zarara yönelik tespitin de fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yangından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, evde buzdolabından başka eşyalar olduğunu ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın bu iddiasını ispat edememesine, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.