Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5560 E. 2026/2453 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5560
Karar No
2026/2453
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1410 E., 2025/1774 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/138 E., 2024/991 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından adli yardım talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, adli yardım talebi kabul edilip temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin işlettiği Hastaneye başvurarak 19.04.2019 tarihinde ameliyata alındığını ve ameliyatının aynı gün sona erdiğini, ameliyatının davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, ameliyat notunda herhangi bir komplikasyon olmadığının belirtildiğini, operasyon geçiren müvekkilinin 12.06.2019 tarihinde ameliyat sonrasında kontrole gittiğini ve tekrar ameliyata alındığını, söz konusu sinir açma operasyonunun aynı hastanede görev yapan Prof. Dr. ...'nun da bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini, yine herhangi bir komplikasyon olmadığının da raporda belirtildiğini, ikinci operasyondan birkaç ay sonra müvekkilinin ağrılarının nüksetmeye başladığını, davalı doktora durumu ilettiğini, doktorun hem kendisini hem de eşini azarlaması ve hakareti üzerine ... Hastanesinden ayrıldığını, 24.02.2020 tarihinde Küçükbakkalköy'de bulunan ... Hastanesine başvuran müvekkilinin ilgili birimde görevli doktora muayene olduğunu ve ilk iki ameliyatın yanlış yapıldığını, ayağındaki sinirlerin kesildiğini, tekrardan ameliyat olması gerektiğini öğrendiğini, müvekkilinin maddi sorunlar yaşadığı için tedavi için gerekli ameliyatı olamadığını ve yürümekte, merdiven çıkmakta, çömelmekte zorlandığını, ciddi ağrıları her gün defalarca yaşadığını, söz konusu hatalı ameliyat neticesinde müvekkilin bacağında, dizinde ve ayak bileğinde meydana gelen bedeni hasarın halen devam ettiğini, müvekkilinin bacağında oluşan maluliyetle alakalı olarak normal bir bireyin göstermesinden daha fazla efor sarfettiğini, müvekkilinin çocuğuyla dahi gerektiği gibi ilgilenemediğini, bu hususta aydınlatılmadığını ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak 50,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...Ş. vekili; davacıya yapılan tıbbi müdahalenin tıp ilimine, hukuka ve etik kurallara uygun nitelikte olup, söz konusu tıbbi müdahaledenin kusurlu ve özensiz ya da ihmal ile yapıldığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; hastanın geçirdiği bir bacak kırığı nedeniyle önceden tedavi gördüğünü ve yanlış kaynama nedeniyle bacağında ağrı ve dizinde geri kayma şikayeti nedeniyle başvurduğunu, yaptığı tetkiklerde yanlış kaynamaya bağlı olarak problem olduğunu ortaya çıkardığını, bu durumun ameliyatla giderileceği yönünde kendisine aydınlatma yapıldığını, ameliyatın nasıl yapılacağı konusunda bilgi verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan ATK raporu ve üniversite raporunda cerrahi uygulamanın her türlü özen ve dikkate rağmen gelişebilecek bir komplikasyon olarak değerlendirildiği, yapılan uygulamanın tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun mütalaa edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aydınlatılmış onamın alındığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, manevi tazminatının reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının aydınlatılması için hiçbir aşamada herhangi bir çaba gösterilmediğini, müvekkilinin imzaladığı ve imzalamadığı hiçbir formda tıbbi müdahale sonrasında meydana gelebilecek olağan/olağan olmayan komplikasyonların sonucunda kalıcı zarar görebileceğine ilişkin bilgiye yer verilmediğini, aydınlatılmış onamın hasta için bir hak, hekim içinse bir yükümlülük olduğunu, raporlara itirazlarının değerlendirilmediğini, dava dilekçesindeki iddiaları, davalıların kusur durumları, aydınlatılmış onam, müvekkilinin tedavi süreci, ameliyat süreci ve sonraki sürece dair tanık dinlenilmemesinin de hukuki dinlenilme hakkının, hak arama özgürlüğünün ve adil yargılanma hakkının ve yine taraflarca getirilme ilkesinin ihlali mahiyetinde olduğunu, delillerinin tamamı toplanmadan ve değerlendirilmeden sonuca gidildiğini, kabul anlamı taşımamakla birlikte manevi tazminat talebi yönünden reddedilen miktar üzerinden Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacıdan aydınlatılmış onamın alındığı, alınan raporların birbirini doğruladığı ve davalıların kusurunun olmadığı, davanın tümden reddine karar verilmesi nedeniyle hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun olduğu, davanın niteliği gereği tanıkla ispat edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5560, K. 2026/2453, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5560-e-2026-2453-k-eb021c7afa5f