Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5434 E. 2026/2196 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5434
- Karar No
- 2026/2196
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2722 E., 2025/2407 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1275 E., 2023/444 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin sahibi olduğu ve kuvars kumu ile kömür işletme iznine sahip maden ruhsatı kapsamında, madenlerin zenginleştirilerek üretimi hususunda taraflar arasında 03.10.2013 tarihli rödovans sözleşmesi imzalandığını, davalının rödovans sözleşmesinde belirtilen ve dava dışı ... Genel Müdürlüğüne taahhüt ettiği üretimi gerçekleştirmemesi sonucunda, ruhsat sahibi olması nedeniyle müvekkili aleyhine 2021 yılında her bir üretilmeyen maden için 91.567,00 TL olmak üzere, iki maden için toplamda 183.134,00 TL idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, davalının sözleşmeye ve kanuna aykırı davranması dolayısıyla müvekkili şirkete zarar verdiğini ileri sürerek, 183.134,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafları tacir olan ve alacak istemine ilişkin eldeki davada dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nu (TTK) eklenen 5/A maddesi uyarnca arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (6325 sayılı Kanun) eklenen 18/A maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın açıldığı tarih itibariyle sulh hukuk mahkemelerinde arabuluculuk usulü işletilmediğini, ticari nitelikteki davalara ilişkin arabuluculuk şartının uygulanamayacağını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan TTK'nın 5/A maddesi uyarınca her iki tarafı tacir olan, kira sözleşmesinden kaynaklanan ve bir miktar paranın ödenmesine ilişkin sayılan eldeki davada dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirilmemesine, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca verilen dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair kararın yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.