Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5427 E. 2026/4025 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5427
Karar No
2026/4025
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2923 E., 2024/705 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1204 E., 2024/33 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 2005 yılından 2010 yılına kadar Mardin ili, .... ilçesi, Kabala Mahallesinde bulunan ...Camiinde (eski adı ... Camii) yaklaşık olarak 4 yıl süreyle fahri imam olarak görev yaptığını, buna ilişkin olarak .... İl Müftülüğünden yapmış olduğu yazışmaların olduğunu, emeklilik işlemleri esas olmak üzere bu hizmetinin tespitini talep ettiğini ileri sürerek; 20 05... yılları arasında ...Camiinde yapmış olduğu 4 yıllık fahri imamlık hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; İdareye husumet yöneltilemeyeceğinin, davada davalı olma sıfatının işveren konumunda olan Diyanet İşleri Başkanlığına ait olduğunu, davacının tespitini istediği son hizmet yılının 2010 olduğunu ve süre itibariyle hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili; davacının son hizmet yılının 2010 olduğunu, 2016 yılı itibarıyla hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... vekili; davacı ile aralarında hizmet akdi bulunmadığını, davacının ilgili tarihlerde fahri (gönüllü) imam-hatip olarak ücreti cami cemaati veya cami derneği tarafından karşılanarak ...Mahallesi Camiinde (... Camii) yeni adıyla ...Camiinde çalıştırıldığının tespit edildiğini, resmi bir görevlendirme yapılmadığını, fahri (gönüllü) imam-hatip olarak görev yapabilmesi için ilin veya ilçenin en büyük mülki amirinin onayının şart olduğunu, davacının böyle bir görevlendirme onayının da bulunmadığını, Diyanet İşleri Başkanlığının da fahri imam-hatip şeklinde bir kadro tahsisi ve atamasının da mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının çalışmasının her türlü delil ile ispatlanabileceği, yargılamada dinlenilen tanıkların beyanlarında davacının 2005-2012 yılları arasında ... camisinde imam olarak çalıştığını belirttikleri, bilirkişi raporunda davacının ...Camiinde 23.03.20 03... .02.2010 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının, çalışma olgusunun sabit olduğunun belirtildiği, dosya kapsamına göre davacının ücretini köylülerden zekat vs. aldığı, sabit bir gelirinin olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle davacının 01.01.2005-01.02.2010 tarihleri arasında fahri imam olarak aralıksız çalıştığı gerekçesiyle; davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, davacının ...Camiinde 01.01.2005-01.02.2010 tarihleri arasında fahri imam olarak aralıksız çalıştığının tespitine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılardan ... vekili ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa 2865 sayılı Kanunla eklenen ek 47/c maddesi uyarınca açılan hizmet tespit istemine ilişkin olduğu, 5434 sayılı Kanunun ek 47/c maddesi ile halen T.C. Emekli sandığı iştirakçisi olup, daha önce bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmadan köy, kasaba ve mahalle camiilerinde, dernek, vakıf veya köy bütçesinden ücret alarak imam-hatiplik yapanlara, bu görevlerini belirtilen belgelerle tevsik etmeleri koşuluyla borçlanma olanağı tanındığı, daha sonara 3157 sayılı Kanunun 1. maddesi ile anılan hükümde değişiklik yapılarak, belirtilen belgelerin tevsikinin mümkün olmaması halinde, Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgili müftülük hasım gösterilmek suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresini belirleyen ve yetkili sulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir kararın yeterli sayılacağının öngörüldüğü, 5434 sayılı Kanunun 3157 sayılı Kanun ile değişik 47/c maddesi kapsamında davacının yazılı belgeleri olmadığı için Sulh Hukuk Mahkemesinde hizmet süresinin tespiti amacıyla dava açtığına göre, Sosyal Güvenlik Kurumuna ve Diyanet İşleri Başkanlığına husumet düşeceği, davanın niteliği itibariyle bu kurumların yasal hasım olduğu, davacı vekili tarafından köy tüzel kişiliğini temsilen 6360 sayılı Kanun kapsamında ..... Belediyesinin davaya dahil edildiği, davacının çalışmasının her türlü delil ile ispatlanabileceği gerekçesiyle; davalılar ... vekilinin ve davalı ... Kurumun Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kamu düzeni yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın tüm davalılar yönünden kabulüne; davacının, ...Camiinde 01.01.2005-01.02.2010 tarihleri arasında fahri imam olarak aralıksız çalıştığının ve bu süreleri borçlanabileceğinin tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili; davacının hizmet tespiti talebi yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava dilekçesinde tanık deliline başvurulmadığından dinlenen tanıkların dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; .... ilinin Büyükşehir statüsü kazanmasından sonra .... ilçesinin sınırları içerisinde yer alması nedeniyle belediyelerine bağlandığını, çalıştığı yılların ilçenin kurulmasından çok önce olması sebebiyle husumetin kurumlarına yönlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hizmet tespit davalarında beş yıllık hak düşürücü sürenin göz ardı edildiğini, davacının emekli sandığı iştirakçisi olmadığını, davacının fahri (gönüllü) imam-hatip olarak görev yapabilmesi için ilin veya ilçenin en büyük mülki amirinin onayının şart olduğunu, davacının böyle bir görevlendirme onayının bulunmadığını, davacı ile Kurumları arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin mevcut olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... vekili; hizmet tespiti davası açılabilmesi için davacı ile İdare arasında bir iş akdi ya da görevlendirme olmadığını, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından emeklilik işlemleri esas olmak üzere 20 05... yılları arasında ...Camiinde (eski adı ile ... Camii) yapmış olduğu 4 yıllık fahri imamlık hizmetinin tespitine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, 5434 sayılı Kanunun ek 47/c maddesi ile; halen T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olup, daha önce bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmadan köy, kasaba ve mahalle camilerinde, dernek, vakıf veya köy bütçesinden ücret alarak imam-hatiplik yapanlara, bu görevlerini belirtilen belgelerle tevsik etmeleri koşuluyla borçlanma olanağı tanınabileceğinin düzenlenmesine, davacının 01.01.2005-01.02.2010 tarihleri arasında ...Camiinde fahri imam olarak aralıksız çalıştığının ve özellikle 47/c kapsamında hizmet süresinin her türlü delille ispatanabileceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı ...'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5427, K. 2026/4025, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5427-e-2026-4025-k-03c3d74b65a7