Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5391 E. 2026/2468 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5391
Karar No
2026/2468
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2217 E., 2025/1772 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/539 E., 2022/448 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının 15.03.2016 tarihinde ... İnşaat San. ve Tic. AŞ.'den bağımsız bölümü satın almayı taahhüt ettiğini, sözleşme gereği bağımsız bölümü 268.500,00 TL karşılığında vadeli taksitler halinde aldığını, bakiye 188.213,00 TL için 10 adet kambiyo senedi alındığını, inşaatının bitmemesi nedeniyle dairenin teslim edilmediğini, eski kambiyo senedinin iadesi karşılığında, daha uzun vade süreli yeni senetler verilmesi yönünde tarafların anlaşma yaptığını, müvekkilinden 161.213,00 TL'lik senet düzenlenerek, bunun 8 taksit halinde ödeyebileceği, keşide ettiği senetleri en yakın ... Bankası'na vermesi, senetleri bankaya verdiğinde, bankaya tahsilat için verilen 161.213,00 TL tutarındaki son senedi en kısa sürede geri alacağı bilgisinin verildiğini, müvekkilinin, bu davanın konusu olan ilk ödeme günü 20.06.2018 olan ve sıralı şekilde devam eden 8 adet senet düzenleyip ... Bankası Halkalı Şubesine verdiğini, daha sonra dava dışı inşaat şirketinin bu senetleri davalı bankaya tahsil amaçlı ciroladığını, yüklenici şirket tarafından senetlerin, müvekkilinin haberi olmaksızın bankaya ciro edildiğini ileri sürerek; bonoların, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak, nama yazılı olarak düzenlenmediğinden müvekkili bakımından geçersiz olduğunun tespiti ile, davacının Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü 2021/13839 esas sayılı takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davalı ile dava dışı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden, dava dışı şirket lehine borçlu cari hesap kullandırıldığını, kullandırılan borçlu cari hesap riskine istinaden, dava dışı şirket aleyhine hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, dava dışı şirket tarafından, hesap kat ihtarnamesine konu borcun teminatını teşkil eden, keşidecisinin davacı olduğu bonoyu müvekkili ciro ettiğini, ciro edilen bonolara dayalı olarak Küçükçekmece 3.İcra Müdürlüğü'nün 2021/13839 Esas sayılı dosyası ile, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla, davacı aleyhine icra takibi ikame edildiğini, tüketici mahkemelerinin bu konu da görevli olmadığını, tarafları ile davacı arasında kurulan ilişkinin tüketici işleminden kaynaklanmadığını, davaya konu icra takibine esas senetlerin keşide tarihleri göz önüne alındığında, 2017 senesinde senetlerin keşide edildiğinin ve davacı tarafın mahkemeye sunduğu borç yenileme sözleşmesi ile senetlerin borç yenilenmesi nedeni ile yenilendiğinin görüleceğini, davacı tarafından senetlerin geçersiz olduğuna ilişkin herhangi bir hukuki işlem veya bildirim yapılmamışken, senetlerin keşideci aleyhine icra takibine konu edildikten sonra huzurdaki davanın ikame edilmesinin açıkça hakkın kötüye kullanılmasının somut örneği olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, dava dışı inşaat şirketi ile yaptığı taşınmaz satış vaadine ilişkin tüketici sözleşmesi uyarınca düzenlenen Küçükçekmece 3. İcra müdürlüğünün 2021/13839 esas sayılı takip dosyasına konu senetlerin, kanunun emredici hükmüne aykırı olarak emre yazılı olarak düzenlendiği ve lehtar dava dışı inşaat şirketi tarafından davalı bankaya ciro edildiği ve söz konusu icra takip dosyasında, davacı tarafça yapılan bir ödeme bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle; davacının Küçükçekmece 3. İcra müdürlüğünün 2021/13839 esas sayılı takip dosyasına konu senetlerden ve bu senetlere dayalı olarak başlatılan icra takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının ve toplam 8 adet senedin davacı/ tüketici yönünden geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; tüketici mahkemeleri huzurdaki işbu uyuşmazlılardan kaynaklanan davalara bakmakla görevli olmadığını, davalı ile davacı arasında kurulan ilişkinin tüketici işleminden kaynaklanmadığını, mücerretlik ilkesinin açıkça göz ardı edildiğini, senet hamili olan iyi niyetli üçüncü kişinin, senedin doğumuna sebebiyet veren hukuki ilişkinden sorumlu olmadığını, somut olayda sendin usule ve esasa uygun olarak müvekkili bankaya ciro edildiği açık olmak ile birlikte, davacı ile lehtar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği müvekkil bankayı ilgilendirmediğini, davacı tarafın cirantaya kanundan doğamayan bir sorumluluk atfetmesinin kabul edilemeyeceğini, senet metninden anlaşılmayan ve temel borç ilişkisine dayanan sebepler, iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının yargılamaya sebebiyet vermediğini, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tüketicinin emre yazılı senetlere dayalı yapılan takip dolaysıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle tüketici yönünden nama yazılı senet düzenlenmesi gerekirken emre yazılı şekilde düzenlenmiş olmasının yasaya aykırı olduğu, davacının, dava dışı satıcı ile olan temel ilişkiden kaynaklanan def'ileri senedi elinde bulunduran üçüncü kişi durumundaki davalı Bankaya karşı da ileri sürebilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatılmış olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, dava konusu senetlerin sadece davacı açısından geçersizliğinin tespitine karar verilmiş olmasının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekili temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5391, K. 2026/2468, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5391-e-2026-2468-k-d1e6361c79e0