Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5377 E. 2026/2155 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5377
Karar No
2026/2155
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4069 E., 2025/2455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1220 E., 2024/1090 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının müvekkiline ait taşınmazı kendi adına kira ve abonelik işlemleri yaparak kiracı sıfatıyla kullandığını ancak kira bedellerini ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiş, yargılama sırasında tahliye talebi yönünden davanın takip edilmediğini bildirmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, kira bedellerini elden ödediğini ve bunun tanık ile ispatlanabileceğini, davacının amacının mevcut kira süresi dolmadan taşınmazı daha yüksek bedelle başkasına kiraya vermek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kiracının kiralananı kullandığı süre boyunca kira bedelini ödemekle yükümlü bulunduğu, kira bedellerinin ödendiğini ispat yükü üzerinde olan davalı kiracı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle alacağın belirlendiği gerekçesiyle; itirazın kısmen iptali ile takibin 79.537,47 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkilinin kira sözleşmesinde yalnızca şekil şartlarını taşımayan geçersiz bir kefalet ilişkisi kapsamında yer alması nedeniyle kiracı sıfatının bulunmadığını, fiilî kiracılık olgusunun da ispatlanamadığını, kira bedellerinin elden ödendiğinin tanık beyanları ve Whatsapp mesajlarıyla sabit olmasına rağmen Derece Mahkemelerince bu deliller değerlendirilmeden, eksik ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, raporda ödeme mahsupları, TÜFE artış oranları, kira dönemleri, fiilî kullanım başlangıcı ile temerrüt tarihinin hatalı hesaplandığını, alacağın miktarı ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tartışmalı olması nedeniyle alacak likit sayılamayacağından ve icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını, ayrıca savunmaları ve delillerinin değerlendirilmeyerek hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, istinaf incelemesinin duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılmasının usule aykırı olduğunu, davacının ise taşınmazı daha yüksek bedelle yeniden kiraya verebilmek amacıyla kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalı tarafın yargılama sürecinde kira ilişkisinin varlığını açıkça inkâr etmeyip, aksine kira bedellerinin elden ödendiğini ileri sürmek suretiyle taraflar arasındaki kira ilişkisini zımnen kabul etmiş olmasına, kira bedellerinin ödendiğini ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça ödeme iddiasını destekleyen yazılı belge, makbuz, banka kaydı veya kesin nitelikte sair delillerin dosyaya sunulamamasına, bilirkişi tarafından sözleşme hükümleri, takip tarihi, kira dönemleri ve yasal artış oranları dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde, davalının takip tarihi itibarıyla belirlenen miktarda kira borcunun bulunduğunun tespit edilmesine, söz konusu alacağın belirlenebilir ve hesaplanabilir nitelikte olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5377, K. 2026/2155, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5377-e-2026-2155-k-a15884c3578e