Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4427 E. 2026/2157 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4427
Karar No
2026/2157
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2919 E., 2025/1329 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/582 E., 2024/808 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili; müvekkili ...'ın, 29.07.2016 tarihinde dava konusu taşınmazın yol seviyesinde bulunan ve etrafı tedbir için çevrili ve kilit altında olmayan çatısında bulunduğu sırada, evin dam direğinde bulunan ve şebekeye uzanan elektrik kablosunun soyulmuş olması ve etrafında da hiçbir güvenlik önlemenin bulunmaması nedeni ile elektrik çarpması sonucu ağır şekilde yaralanıp sakat kaldığını, olay ile ilgili olarak Mut Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, olayın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkili ... için 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile baba ... ve anne ... için 100,00'er TL destek ve bakım masrafları için maddi tazminat ile her bir davacı için de 50.000,00'er TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 03.06.2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini ... ve ... için 184.967,98 TL'nin davalı şirketten, 52.847,99 TL'nin davalı ...'tan tahsili olarak yükseltmiştir. 2. Birleşen davada davacılar vekili; meydana gelen elektrik çarpması neticesinde sakat kalan mağdur ...'ın 4 yıllık tedavi süreci sonrasında 15.10.2021 tarihinde vefat ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkilleri baba ..., anne ... ve abla ... için 100,00'er TL destekten yoksun kalma, 100,00'er TL belirsiz tedavi ve bakım masrafları tazminatı ile anne ve baba için 500.000,00'er TL, abla için 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.06.2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini ... için 618.957,80 TL, ... için 880.991,03 TL olarak belirlemiştir. II. CEVAP 1. Davalı şirket vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını, birleşen davanın ise derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini savunarak, davaların reddini istemiştir. 2. Asıl davada davalı ... vekili; dava konusu olayın meydana geldiği evin müvekkilinin annesi ile kardeşlerine ait olduğunu, olay yerine gelen müvekkilinin yaralanan küçüğü hastaneye götürdüğünü ve kolluk görevlilerinin gereken incelemeyi yaptıklarını, olayın gerçekleşmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; haksız fiilin 29.07.2016 tarihinde gerçekleştiği, meydana gelen olayın aynı zamanda suç teşkil ettiği, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinden davaların süresinde açıldığı, alınan ATK ve bilirkişi raporları doğrultusunda, dava konusu elektrik çarpması olayının meydana gelmesinde davacılar ... ve ...'in %25, davalı şirketin %70, davalı ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın kaza sonrası %100 engelli kaldığı ve ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, talep edilebilecek iş göremezlik tazminatının 99.137,90 TL, bakım giderleri masrafının ise 138.678,08 TL olarak hesaplandığı, birleşen davada ise anne yönünden 1.132.702,76 TL, baba yönünden 796.055,72 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, bu haliyle asıl ve birleşen davada davacının talebiyle bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, kusura ilişkin bilirkişi raporu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve davaya konu haksız fiil değerlendirildiğinde manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, asıl dava yönünden taleple bağlı kalınarak belirlenen maddi tazminattan 184.967,98 TL'sinin davalı şirketten, 52.847,99 TL'sinin davalı ...'tan tahsiline, her bir davacı lehine 25.000,00'er TL manevi tazminatın davalı şirketten, 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline, birleşen dava yönünden 1.500.145,49 TL maddi tazminat ile anne ve baba için 250.000,00'er TL, abla için 100.00,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili ve davalı Şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; olayın oluş şekli, kusur oranları, paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde, 29.07.2016 tarihinde meydana gelen elektrik çarpması sonucunda davacıların desteği ...'ın önce yaralandığı ve %100 malul kaldığı, sonrasında vefat ettiği, alınan kusur raporuna göre olayın meydana gelmesinde davalı şirketin %70 oranında, direğin bulunduğu evde oturan kişinin %20 oranında, ...'ın da %10 oranında kusurlu olduğu, buna göre alınan bilirkişi raporları doğrultusunda taleple bağlı kalınarak hükmedilen maddi tazminatta bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki manevi tazminatın davalılardan kusur oranına göre bölüştürülerek karar verilmesinin, manevi tazminatın bölünmezliği kuralına aykırı ve hatalı olduğu ve takdir edilen manevi tazminat miktarlarının çok az olduğu gerekçesiyle; davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, asıl dava yönünden taleple bağlı kalınarak belirlenen maddi tazminattan 184.967,98 TL'sinin davalı şirketten, 52.847,99 TL'nin davalı ...'tan tahsiline, her bir davacı lehine 50.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken tahsiline, birleşen dava yönünden 1.500.145,49 TL maddi tazminat ile anne ve baba için 400.000,00'er TL, abla için 200.00,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili ve davalı şirket vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu, özellikle destekten yoksun kalma tazminatının eksik hesaplandığı, 12 yaşında %100 engelli bırakılıp, 17 yaşında davalıların ağır kusuruyla hayatını kaybeden desteğin durumu karşısında hükmedilen manevi tazminatın yetersiz kaldığını, ihtiyari dava arkadaşlığı nedeniyle her davacı lehine ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince yeni hüküm kurulmuş olması sebebiyle vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin de yeniden ve eksiksiz değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı şirket vekili; davaya konu olayda müvekkili elektrik dağıtım şirketinin kusuru ve olayla arasında illiyet bağı bulunmadığını, kazanın dağıtım tesisi kapsamında olmayan ve kullanıcı sorumluluğundaki dam direğinde meydana geldiğini, desteğin ölümünün kazadan yaklaşık beş yıl sonra gerçekleşmesi nedeniyle olay ile ölüm arasında kesin ve somut şekilde ortaya konulmuş bir illiyet bağının mevcut olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, eksik inceleme yapılarak kaçak yapı, ruhsat ve belediyenin sorumluluğu gibi hususların araştırılmadığını, davacı ebeveynlerin bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal etmeleri nedeniyle ağır müterafik kusurlu olduklarını, buna rağmen kusur indiriminin yetersiz uygulandığını, derdestlik ve dava şartı itirazlarının dikkate alınmadığını, maddi tazminat hesaplarının denetime elverişsiz ve hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarlarının ise olay tarihi, tarafların kusur durumu ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi karşısında açıkça fahiş bulunduğunu, ayrıca ceza soruşturmasında müvekkili şirkete kusur izafe edilmediği halde aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucu yaralanma ve sonrasında gerçekleşen ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, ileri sürülen temyiz nedenlerine, olayın meydana geliş şekline, davalı ... şirketinin önemli ölçüde tehlike arzeden elektrik dağıtımı faaliyetini yerine getirmesi nedeniyle kusursuz sorumlu bulunmasına, davacıların desteğinin ölümünün enerji nakil hattından kaynaklanması nedeniyle olay ile zarar arasında illiyet bağının bulunmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına, hükmedilen manevi tazminatların hakkaniyete uygun bulunmasına, istinaf konusu yapılmayarak usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının ise incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekili ile davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4427, K. 2026/2157, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4427-e-2026-2157-k-4b6d6b3e4dbb