Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5203 E. 2026/2143 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5203
Karar No
2026/2143
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/428 E., 2025/1557 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yatağan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E., 2023/389 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin inşaat malzemeleri ticareti ile uğraştığını, 2014 yılı sonlarından itibaren davalı kurumun işletme müdürlerinin ve şeflerinin onayı ve bilgisi dahilinde inşaat malzemesi ihtiyaçlarını, dozer nakli gibi nakliye ihtiyaçlarını müvekkili şirketten karşılamaya başladığını, davalı kurum tarafından istenilen malzemelerin istenen yere müvekkili şirket tarafından nakliyesinin yapılarak teslim edildiğini, davalı kurumun malzeme alımından kaynaklı kredili mal teslim fişlerine dayanarak düzenlenen faturaların ... Noterliğinin 19.09.2018 tarihli ihtarı ile davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı kurumun fatura içeriğine itiraz etmediğini, ancak dava konusu borcu ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 74.373,51 TL alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, müvekkilinin bir kamu kurumu olup işlemlerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre idarece mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihale, pazarlık veya doğrudan temin usulüyle yapılabileceğinin düzenlendiğini, sözleşmelerin nasıl yapılacağının ise 4735 sayilı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nda düzenlendiğini, davacı şirket ile davalı kurum arasında dava konusu edilen ihtilaf ile ilgili 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre yapılmış ihale veya doğrudan temin ile herhangi bir satın alma yapılmadığını, taraflar arasında herhangi bir akit kurulmadığını ve hizmet de verilmediğini, işlem yetkisi olmayan kişilerin bireysel işlemlerinden kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça fişlerde 20 15... yılına ait tarihler bulunmakta iken faturanın düzenlenme tarihinin üç yıldan fazla bir zaman olan 19.09.2018 olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kredili mal teslim fişlerini ve defterlerini dosyaya sunduğu, davalı idareye, fişlerde imzası bulunan personellerin listesi gönderilerek, isimleri bildirilen şahısların idare nezdinde çalışıp çalışmadıklarının sorulduğu, cevabi yazıda gönderilen listedeki 27 kişinin idareleri nezdinde çalıştıklarının belirtildiği, davacı tanığı beyanının davacının iddialarını doğruladığı, bilirkişi raporunda idarede çalıştıkları bildirilen şahısların imzalarının bulunduğu fişlerin karşılığı 51.739,10 TL alacağın tespitinin yapıldığı, bilirkişi raporuna itibar edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 52.739,10 TL alacağın 24.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı kurumun bir kamu kurumu olduğu, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 Sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine tabi olduğu, davacının dava konusu ettiği fatura alacağına ilişkin yazılı bir sözleşme ya da belge sunamadığı, dava konusu fatura alacağının ancak yazılı delille ispatlanabileceği, bu nedenle tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacı tarafça davanın ispatlanamadığı, davacı tarafından iddia edilen hizmetlerin ve satışların davalı kurum adına yapıldığına ilişkin taraflar arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre yapılmış herhangi bir sözleşme ya da yazılı belge bulunmadığı, davacı tarafça ibraz edilen fişlerde imzası bulunan kişilerin Kamu İhale Kanunu'nda belirtilen usulün haricinde davalı kurum adına iddia edilen hizmetleri ve malzemeleri almaya yetkileri olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, işlem yetkisi olmayan kişilerin fişleri imzalamasının davalı kurumun sorumluluğunu doğuramayacağı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; çok basit bir araştırma ve davalı işletmeye yazılacak bir müzekkere ile cevabı alınabilecek hususları ispatlanamamış olarak kabul etmenin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, neredeyse tüm Orman İşletme Müdürlüğü personelinin davacı müvekkilinden kendi özel ihtiyaçları için malzeme ve dozer çalışma hizmeti almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığını, davacı şirketten alınan tüm inşaat malzemelerinin ... Toplu Koruma Ekip binası, ... Lojmanlar, ... Şefliği, ... dağ kule, ... Şefliği, ... lojmanları, ... köy yangın ekibi gibi yerlerde yapılan tamirat ve tadilat işlerinde kullanıldığını, davanın ispatı bakımından bahsedilen bu yerlerde bu işlerin yapılıp yapılmadığının tespiti için keşif yapılması gerektiğini, alacağın ticari reeskont faizi ile birlikte tahsili talep edildiği halde yasal faize hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, faturaya dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1.Davacı, davalı kuruma mal teslim fişleri ile teslim ettiği malzeme bedellerine ilişkin olarak düzenlenen faturanın idare tarafından kabul edilmeyerek borcun ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise mevzuata uygun olarak mal alımı sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın reddi istemiştir. Somut olayda, davacı tarafça davalı idareye mal teslim edilmesine rağmen bedelin ödenmediği iddiası ile teslim edilen malzemelerin bedelini talep ettiği anlaşılmakla, her ne kadar taraflar arasında mal teslimine ilişkin sözleşme ilişkisi bulunmasa da, idarece dosyaya gönderilen cevabi yazıda mal teslim fişlerinde imzası bulunan 27 kişinin davalı kurumda çalıştığının belirtildiği dikkate alındığında davacı tarafça söz konusu mal teslim fişlerine konu malzemelerin davalı kuruma teslim edildiğinin kabulü gerekir. O halde davalı kurumda çalıştığı bildirilen kişilerin imzaların bulunduğu mal teslim fişlerine konu malzeme bedellerinin davalı kurumdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2. Bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 2. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5203, K. 2026/2143, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5203-e-2026-2143-k-a3edc5181319