Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5028 E. 2026/4213 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5028
- Karar No
- 2026/4213
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/391 E., 2025/1257 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/423 E., 2025/258 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalılardan ... ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı ... ... ... vekili Avukat..... ve davalı ... ... vekili Avukat .....'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra; işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait dava konusu iş yerindeki elektrik aboneliğinin geçerli bir borç veya hukuki sebep bulunmamasına rağmen usulsüz şekilde iptal edilerek, müvekkili aleyhine tahakkuk ve sözleşmesiz kullanım işlemleri tesis edildiğini, akabinde elektriği ve jeneratör kullanımını engelleyecek şekilde mühürleme işlemi yapılması nedeniyle soğuk hava depolarındaki ürünlerin bozulması sonucu 301.500,00 TL zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, bu zararın 04.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... vekili; dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin farklı tüzel kişiler tarafından yürütüldüğünü, bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davacı şirketin elektrik borçlarını ödememesi nedeniyle aboneliğinin usulüne uygun şekilde feshedildiğini, sonrasında sözleşmesiz/usulsüz elektrik kullanımının düzenlenen tutanaklarla tespit edilmesi üzerine ilgili mevzuat uyarınca elektriğin kesildiğini, tüm işlemlerin yasal düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirildiğini, yeniden enerji verilmesi için gerekli bildirim ve yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirilmediğini, bu nedenle meydana geldiği ileri sürülen zarardan kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... ... ... vekili; dava konusu işlemlerin kendi sorumluluğunda olmayıp husumetin diğer davalı ... şirketine yöneltilmesi gerektiğini, davacının elektrik borçları nedeniyle aboneliğinin usulüne uygun şekilde feshedildiğini ve tüm işlemlerin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini, zarar ile kusur ve illiyet bağının bulunmadığını, dayanak bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığı gibi zararın da ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının elektrik borcunu ödememesi nedeniyle mevcut elektrik aboneliğinin davalı perakende satış şirketi tarafından Elektrik Piyasası mevzuatı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak feshedildiği, usulsüz/kaçak elektrik kullanımının tutanaklarla tespit edilmesi üzerine elektriğin kesilmesi işleminin hukuka uygun olduğu, bu nedenle elektriğin kesilmesi sürecinde herhangi bir dahili bulunmayan davalı perakende satış şirketine husumet yöneltilemeyeceği, davalı ... şirketinin ise elektriği keserken; orta gerilim aboneleri bakımından jeneratör kullanımını engellemeyecek şekilde kesinti yapması gerekirken, jeneratörün bulunduğu elektrik odasını da mühürlemek suretiyle davacının jeneratör kullanmasını engellediği, bu nedenle soğuk hava deposunda muhafaza edilen narenciye ürünlerinde 285.870,00 TL zarar oluşmasına kusuruyla neden olduğu, ancak elektriğin kesilmesine kaçak/usulsüz elektrik kullanımı ile sebebiyet veren ve tesisat düzeninin de jeneratör kullanımını engellemeyecek şekilde kesintiye elverişli olmayan davacının da %50 oranında müterafik kusurlu bulunduğu gerekçesiyle; davalı . ... ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 285.870,00 TL zarar bedelinden %50 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle 142.935,00 TL tazminatın 04.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılardan ... ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalılardan ....... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davalılarca elektriğin hukuka aykırı şekilde kesilerek enerji odasının mühürlenmesi sonucu zararın meydana geldiğini, 29.03.2017 tarihinde yeniden abonelik sözleşmesi imzalanmış olmasına ve 31.03.2017 tarihli borç sorgularında hem eski hem de yeni sözleşme hesabı bakımından borç bulunmadığının açıkça görülmesine rağmen ertesi gün sözleşmesiz kullanım gerekçesiyle elektriğin kesildiğini, Derece Mahkemelerince bu abonelik sözleşmesi ve borçsuzluk belgeleri değerlendirilmeyerek eksik inceleme yapıldığını, bu nedenle perakende satış şirketi yönünden pasif husumet nedeniyle verilen ret kararının isabetsiz olduğunu, ayrıca davacıya %50 oranında müterafik kusur yüklenmesinin somut olayın özellikleri, hakkaniyet ilkesi ve adalet anlayışıyla bağdaşmadığını, İlk Derece Mahkemesinin takdir yetkisini hukuka aykırı biçimde kullandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili; elektriğin kesilmesi ve enerji odasının mühürlenmesi işlemlerinin tamamen mevzuata uygun olduğunu, jeneratörün devre dışı bırakılmasının; davacının tesisatını mühürlemeye elverişsiz şekilde kurması, jeneratörünü mevzuata uygun olarak şebeke işletmecisine bildirmemesi ve kaçak elektrik kullanmasından kaynaklandığını, mevzuatta elektriğin hangi noktadan kesileceğine ilişkin zorunlu bir düzenleme bulunmadığını, bilirkişi raporlarının teknik ve hukuki açıdan çelişkili ve eksik incelemeye dayandığını, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle jeneratör bağlantısına ilişkin hakların da ortadan kalktığını, ayrıca zarar hesabında ürünlerin depolama ömürleri ve gerçek değerleri dikkate alınmaksızın hatalı hesaplama yapıldığını, bu nedenle müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini ve hükmedilen tazminatın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik kesme işlemi nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgeleri, kesinleşen Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/692 E., 2023/49 K. sayılı ilamı ile davacıya ait aboneliğin mevcut elektrik borcu nedeniyle davalı perakende satış şirketince mevzuata uygun olarak feshedildiğinin tespit edilmiş olmasına, davalı ... şirketinin elektriği kesme yetkisini jeneratörün devreye girmesini engelleyecek şekilde kusurlu biçimde kullanarak zararın doğumuna neden olmasına, davacının ise elektriğin kesilmesine sebebiyet veren davranışları müterafik kusur olarak kabul edilmek suretiyle tazminattan indirim yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.